İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile tasfiye edilen şirket arasında, 29.05.2002 tarihinden itibaren İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2005/242 E. sayılı dosyasında açılmış dava bulunduğunu, bu davanın bozularak 2016/1124 esası aldığını ve halen derdest olduğunu, Şirketin 26/02/2010 tarihinde tasfiye kararı tescil edilerek, 19/07/2010 tarihinde kapatıldığını, müvekkilinin işçilik alacaklarının olması ve devam eden iş davasının bulunması, tasfiye dışında kaldığından, usulsüz olarak tasfiye edilen davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin tescil konusundaki talepleri, yasanın kendisine verdiği yetki içinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2 Esas KARAR NO : 2019/896 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/624 Esas 2018/627 Karar TARİH: 21/06/2018 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 26/06/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile tasfiye edilen şirket arasında, 29.05.2002 tarihinden itibaren İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2005/242 E. sayılı dosyasında açılmış dava bulunduğunu, bu davanın bozularak 2016/1124 esası aldığını ve halen derdest olduğunu, Şirketin 26/02/2010 tarihinde tasfiye kararı tescil edilerek, 19/07/2010 tarihinde kapatıldığını, müvekkilinin işçilik alacaklarının olması ve devam eden iş davasının bulunması, tasfiye dışında kaldığından, usulsüz olarak tasfiye edilen davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin tescil konusundaki talepleri, yasanın kendisine verdiği yetki içinde değerlendirdiğini, yargı merci gibi hareket edemediğini, sadece tescil için aranan kanuni şarların var olup-olmadığını incelemekle yükümlü olduğunu, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket Tasfiye Memuruna ait olduğunu, tasfiye memurunun eksik işlemlerini müvekkilinin tespit etmesinin mümkün olmadığını ve davanın açılmasına sebep olacak her hangi bir işlemi yapmadığını ileri sürerek, müvekkili açısından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Halinde ... A.Ş. Tasfiye Memuru ... cevap dilekçesi ile; davacı tarafın kanuni süreler dahilinde tasfiye memurluğuna her hangi bir müracaatının ve hukuki başvurusunun bulunmadığını, şirket kayıtlarında davacının her hangi bir alacağının gözükmediğini, yasal tüm haklarının ödendiğini, tasfiye işlemlerinin yasaya uygun olduğunu, davacının halen hukuken kesinleşmiş bir alacağının mevcut olmadığını, zaman aşımı süresinin de dolmuş bulunduğundan, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 21/06/2018 tarih 2017/624 Esas 2018/627 sayılı kararında;"Dava; tasfiye edilmiş İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında sicile kayıtlı Tasfiye Halinde ...A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesi talebinden ibarettir.Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya mündericatından edinilen vicdani kanaat gereğince; davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında sicile kayıtlı Tasfiye Halinde ... A.Ş.'nin İstanbul 5. İş Mahkemesi'nin 2016/1124 esas sayılı dosyasında temsili ve kararın infazı işlemleri açısından ihyasına, ... tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine" karar verilmiş ve karara karşı Tasfiye Halinde...