Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan , kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 1.000,- TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilince yargılama sırasında, dava değeri ıslah yolu ile 78.517,15 TL'ye yükseltilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/202 KARAR NO : 2019/551 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2017 NUMARASI : 2015/389 E - 2017/401 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 08/04/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan , kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 1.000,- TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilince yargılama sırasında, dava değeri ıslah yolu ile 78.517,15 TL'ye yükseltilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin istenemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.Sözkonusu kararı taraf vekilleri istinaf etmiş olup,davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu bedellerin Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini, mahkemenin yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın Anayasa'ya aykırılığı ile ilgili olarak yapılan başvuruların sonuçlanmasının beklenmediğini , bu yasanın getirdiği düzenlemenin kanunların geriye yürümezliği şeklindeki Anayasal ilkeyi ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini , 6446 sayılı Yasada değişiklik yapan 6719 sayılı Yasanın 17.06.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini , kanunların geriye yürümemesi kuralı gereği 6719 sayılı yasanın ancak yürürlük tarihinden sonra düzenlenen faturalar ve açılan davalar bakımından uygulama alanı bulabileceğini,dava açmakta haklı olmaları sebebiyle ,davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüş, kararın kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin yasaya aykırı herhangi bir tahsilatı bulunmadığından ve HMK ile AAÜT uyarınca davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.Ek istinaf dilekçesinde ise ıslahla artırılan bedel yönünden, ıslah tarihi,yasanın yürülük tarihinden sonra olmakla; red kararı verilip lehine nisbi vekalet ücreti verilmesi gerektiğ...