Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalı şirketin müvekkiline 122.861,28 TL cari hesap borcunun bulunduğunu, alacağın tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlunun haksız olarak itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın 122.861,28 TL üzerinden iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili, takibe konu olan borcun 22.795,20 TL'lik kısmını kabul ettiklerini, ancak bununda takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmediğini, borcun vadesi olan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2106 KARAR NO: 2021/729 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/09/2018 NUMARASI: 2015/83 Esas, 2018/911 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/04/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalı şirketin müvekkiline 122.861,28 TL cari hesap borcunun bulunduğunu, alacağın tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlunun haksız olarak itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın 122.861,28 TL üzerinden iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili, takibe konu olan borcun 22.795,20 TL'lik kısmını kabul ettiklerini, ancak bununda takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmediğini, borcun vadesi olan 08/02/2015 tarihine itiraz ettiklerini, kabul ettikleri 22.795,20 TL'yi 31/03/2015 tarihinde, bu meblağın 31/03/2015 tarihine kadar olan işlemiş faizi 353,00 TL'yi ise 01/04/2015 tarihinde ödediklerini, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olup davacının fason üretim yaptığını, taraflar arasında üretim ve satın alma sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından üretilmesi istenen ürünlere ilişkin sipariş formunun belirli bir iş emri numarası ile davacıya gönderildiğini, bir kısım malların süresinde teslim edilmediğini, bu nedenle iskonto uygulandığını, iskonto faturalarının davacıya gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, ancak davacının faturalara itiraz etmediğini belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine göre sipariş emrinde yer alan teslim tarihine göre 7 günden fazla geciken ürünlerde iş sahibinin iskonto uygulama hakkı olduğu, taraflar arasında 2014 yılı itibariyle iskonto faturalarının teamül oluşturduğu, davalı tarafından düzenlenen iskonto faturalarının hukuka uygun olup, bu faturaların kargo yoluyla davacıya gönderildiğinden takip tarihi itibariyle davacının alacağının 22.795,20 TL olduğu, bu miktarın da davalının takibe itirazında kabul edildiği ve 31/03/2015 tarihinde işlemiş faizi ile birlikte ödendiği, bu miktara ilişkin itirazın iptalinin konusuz kaldığı, bakiye bir alacağın kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, müvekkiline tebliğ edilmemiş olmalarına rağmen 12/09/2014 tarih 371480 nolu 5.052,35 TL'lik ve ... nolu 95.013,56 TL'lik iskonto faturalarından kaynaklı olarak davalının ...