Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında tekstil ürünleri alım satımı konusundaki şifahi anlaşma gereğince müvekkilinin davalıya tekstil ürünü ürettiğini, aralarındaki cari hesap nedeniyle davalıdan 102.756,68 TL alacaklı olduğunu, davalının borcunu ödemediği gibi kötüniyetle 48.600,00 TL tutarında reklamasyon faturası düzenlediğini, bu faturaya noter aracılığı ile itiraz edip iade ettiklerini, müvekkilinin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, ancak sonrasında 21/08/2014 tarihinde müvekkili şirketin hesabına 49.836,60 TL...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/212 KARAR NO : 2019/703 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2017 NUMARASI : 2014/282 Esas, 2017/485 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/05/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında tekstil ürünleri alım satımı konusundaki şifahi anlaşma gereğince müvekkilinin davalıya tekstil ürünü ürettiğini, aralarındaki cari hesap nedeniyle davalıdan 102.756,68 TL alacaklı olduğunu, davalının borcunu ödemediği gibi kötüniyetle 48.600,00 TL tutarında reklamasyon faturası düzenlediğini, bu faturaya noter aracılığı ile itiraz edip iade ettiklerini, müvekkilinin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, ancak sonrasında 21/08/2014 tarihinde müvekkili şirketin hesabına 49.836,60 TL havale göndermek suretiyle ödeme yaptığını, davalının ayıp iddiasının süresinde yapılmadığını ve ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile kısmi ödemeden sonra kalan 52.919,98 TL alacağın avans faiziyle davalıdan tahsiline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, taraflar arasında davacının kumaş üretimi konusunda 18/02/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının sözleşme ile kararlaştırılan süreye uyulmadığından müvekkilinin cezaya maruz kaldığını, renk çalışmalarının geciktiğini, standartlara uymayan kumaş kalitesi konusunda davacının sürekli uyarıldığını, yüklenici şirketin 08/05/2014 tarihli yazısında malın ayıplı olduğunu ikrar ettiğini, müvekkilinin ayıp ihbarını süresinde yaptığını, davalının hatalı ürünleri tekrar üreterek ihbarın zamanında yapıldığını kabul ettiğini, yükleniciye verilen siparişin 18 mart itibariyle teslimi gerekmesine rağmen 29 marta kadar teslimat yapılmadığını, bu tarihte başlayan teslimatın mayıs ayında bitirildiğini, müvekkilinin ürünü satacağı yabancı müşterinin müvekkiline 10.246 Sterlin yani 38.000,00 TL ceza uyguladığını, ürünün %20'sinin 2. kalite olduğundan müşteriye gönderilemediğinden 15.000,00 TL kârdan mahrum kaldığını, bu nedenle toplamda 52.920,00 TL'nin yükleniciye fatura edildiğini, yüklenicinin kalan 49.836,60 TL alacağını ödediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının davalıya teslim ettiği ürünler yönünden taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, eserin ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davacının davalının yansıtma bildirimine karşı koymadan ürün teslimine devam ettiği, davalının bu kestiği reklamasyon faturalarının davacıdan kaynaklanan gecikme ve ayıpl...