DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 17/12/2020 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar ... A.Ş, ... A.Ş. ... Ltd.Şti, ... ve ... vekili, 22.10.2018 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirketlerin Grup Şirketleri olduğunu, şahısların ise müvekkili şirket ortak ve yetkilisi olduğunu, şirketlerin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, ürün ve malzeme ticareti, taahhüt işi yapan şirketlerin karşılıklı alışverişlerde de bulunduğunu, en önemlisinin şirketlerin ve şahısların kredi kullanımında karşılıklı teminatları, kefaletleri, avalleri ve diğer borçlanmaları bulunduğunu, aynı alacak için biri hakkında yapılan İcra takibinin hepsini aynı şekilde etkilediğini, ticari faaliyet ve borçlanmalarının İç içe geçmiş durumda olduğunu, geçmiş yıllarda karlı ve faaliyet sonuçları elde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1913 Esas KARAR NO: 2020/2184 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/02/2020 NUMARASI: 2018/979 Esas, 2020/108 Karar DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 17/12/2020 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar ... A.Ş, ... A.Ş. ... Ltd.Şti, ... ve ... vekili, 22.10.2018 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirketlerin Grup Şirketleri olduğunu, şahısların ise müvekkili şirket ortak ve yetkilisi olduğunu, şirketlerin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, ürün ve malzeme ticareti, taahhüt işi yapan şirketlerin karşılıklı alışverişlerde de bulunduğunu, en önemlisinin şirketlerin ve şahısların kredi kullanımında karşılıklı teminatları, kefaletleri, avalleri ve diğer borçlanmaları bulunduğunu, aynı alacak için biri hakkında yapılan İcra takibinin hepsini aynı şekilde etkilediğini, ticari faaliyet ve borçlanmalarının İç içe geçmiş durumda olduğunu, geçmiş yıllarda karlı ve faaliyet sonuçları elde eden müvekkili şirketlerin 2018 yılında, özellikle 2018 Ağustos ayından bu yana ekonomide yaşanan olumsuzluklar ve döviz kurlarındaki olağanüstü artışların, nakit akış dengesine olumsuz yansıması sonucu nakit akış dengesinin bozulup ödemelerde problemler yaşamaya başladığını, şirket yönetiminin birtakım düzenlemelerle krizin etkilerini azaltmaya çalıştıklarını, her üç şirketinde nakit sıkışıklığının had safhaya ulaştığını, işlerin daralıp, vadelerin kısaldığını, piyasadan teminatla dahi nakit bulmanın imkansız hale geldiğini, mevcut gelirlerin şirketlerin kasalarında kalması, öncelikle cari işlerin yapılması, işçi ücretlerin ödenebilmesi, yeni alımların, taahhütlerin alınıp yapılabilmesi, finansman yaratılması ve şirketlerin yaşamını sürdürerek bütün alacaklıların alacaklarına kavuşması için mahkemeye müracaat etmenin son çare olarak zorunlu hale geldiğini, şirketler için satışların ve karlılığın artırılmasının birincil amaç olduğunu, kendi kaynaklarıyla faaliyetine devam edeceğini, yeni kredi kullanılmayacağını, nakit akışlarının yeniden yapılandırılacağını, tasarruf tedbirlerine öncelik verileceğini, finansman giderlerinden tasarruf sağlanacağını, firma ortaklarının huzur hakkı almayacağını, yeni personel alınmayacağını, projelere göre müvekkillerinin aynı oranda ödeme ve indirim yapılarak borçlarını ödemeyi teklif ettiklerini vade ve indirim şeklinde karma konkordato talep ettiklerini, personele halen borçlarının olmadığını, şirketlerin SGK ve vergi borcununda bulunmadığını, ticari borçların %20 iskonto yapılmak suretiyle 24 ay içinde ve faizsiz olarak ödeneceğini iddia ederek, İİK 287. maddesi gereğince 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmesini, gerekli görülmesi halinde 2 ay daha uzatılmasına karar verilmesini, geçici mühlet içerisinde yapılacak inceleme neticesinde 1 yıllı...