6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Konkordatonun tasdikini talep etmesi üzerine, 18/09/2018 tarihli tutanak ile 3 ay geçici mühlet kararı verilerek konkordatonun amacına uygun tedbir kararları hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili, 20/09/2018 tarihli dilekçesi ile, geçici mühlet kararına kadar geçen son bir kaç gün içerisinde müvekkilinin farklı mağazalardan, yerine yenisini koyması mümkün olamayacak sayıda, satışa konulan ayakkabı ve aksesuar cinsi emtianın haczedilerek muhafaza altına alındığını, müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz ve bloke işlemleri uygulandığından hiç bir parasına erişemediğini, POS hesaplarına da bloke konulduğundan hiç bir yere ödeme yapamadıklarını belirterek muhafaza altına alınan tüm mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılarak müvekkiline iadesine, banka...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/200 Esas KARAR NO : 2019/463 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02/10/2018 (Ara Karar) NUMARASI : 2018/861 Esas KARAR TARİHİ: 07/03/2019 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Konkordatonun tasdikini talep etmesi üzerine, 18/09/2018 tarihli tutanak ile 3 ay geçici mühlet kararı verilerek konkordatonun amacına uygun tedbir kararları hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili, 20/09/2018 tarihli dilekçesi ile, geçici mühlet kararına kadar geçen son bir kaç gün içerisinde müvekkilinin farklı mağazalardan, yerine yenisini koyması mümkün olamayacak sayıda, satışa konulan ayakkabı ve aksesuar cinsi emtianın haczedilerek muhafaza altına alındığını, müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz ve bloke işlemleri uygulandığından hiç bir parasına erişemediğini, POS hesaplarına da bloke konulduğundan hiç bir yere ödeme yapamadıklarını belirterek muhafaza altına alınan tüm mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılarak müvekkiline iadesine, banka hesapları üzerindeki hacizlerin de blokeleri ile birlikte kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.Talep üzerine komiser heyetinden görüş istenmiş, komiser heyetince verilen 01/10/2018 havale tarihli raporda; 18/09/2018 tarihinden önce uygulanan hacizlerin ancak konkordatonun bağlayıcı hale gelmesinden sonra kaldırılabileceği, tüm hacizlerin kaldırılmasının takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, bankalar tarafından davacı şirket hesaplarına konulan blokelerin, davacının ticari faaliyetine engel olabilecek nitelikte olduğu, bu nedenle blokelerin kaldırılmasının amaca uygun olduğu belirtilmiştir.Bunun üzerine ilk derece mahkemesi 02.10.2018 tarihli ara kararla; tedbir kararından önce uygulanan hacizlerin kaldırılması ve muhafaza altına alınan emtiaların davacıya teslimine ilişkin talebinin reddine, bankalarca konulan blokelerin kaldırılmasına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile Konkordato talep eden şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi, çalışanlara ödemelerin yapılabilmesi, tedarikçilerden üretim için malzeme temini sağlanması için bankalarca davacı şirketin banka hesaplarına gelen gelirlere bloke konulmamasına, konulmuş olan blokelerin kaldırılmasına karar verilmiştir.Söz konusu karara müdahiller vekili tarafından itiraz edilmiş, mahkemece 09.11.2018 tarihli ara kararla ve "Konkordato talep eden şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi, çalışanlara ödemelerin yapılabilmesi, tedarikçilerden üretim için malzeme temini sağlanması gerektiği ve konkordato alacaklıları arasındaki eşitlik prensibi ile HMK 389. maddesi gereği mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğabilece...