Sahte belge konulu vergi incelemelerinde uyulması gereken asgari standartlar, Tebliğ ve Yönerge düzeyinde belirlenmiş olsa da soyut tespit ve varsayımlara dayalı vergi incelemeleri gerçekleştirilmektedir. Söz konusu inceleme neticesinde mükellef hakkında 3 kat vergi ziyaı cezasının istenecek olması, düzenlenecek vergi suçu raporları ile gerektiğinde hürriyeti bağlayıcı yönde ceza verilmesi hususunda adli kovuşturmaya muhatap tutulacak olması dikkate alındığında, sonuçlarının çok ağır olduğu bilinmektedir. Ayrıca bu durumun VUK m. 371 uyarınca pişmanlıkla beyan, m. 376 uyarınca cezalarda indirim veya uzlaşma müessesesine konu edilememesi ya da mükellefin özel esaslara alınabilmesi vb. sonuçları da olabilmektedir. Belirtilen ağır sonuçları nedeniyle, sahte belge konulu incelemeler dava konusu yapılmaktadır. Ancak yargının konuya bakışında ise farklılıkların olduğu söylenebilir. Bu noktada, ilk derece mahkemesi ile Danıştay nezdinde yaşanan farklılıklarının nedeni, vergi hukukunda ispat yükü ve ispat yükünün el değiştirmesi kavramlarının farklı yorumlanmasından kaynaklandığı görülmekte ve anlaşılmaktadır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.