DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ: 27/02/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin davalı şirketin hissedarları olduğunu, müvekkilleriyle davalı arasında bir çok uyuşmazlık bulunduğunu, Bakırköy İş Mahkemelerinde de görülen davalarının olduğunu, davalı şirketin 01/01/2011 tarihinde yapılan genel kurulunun sahte belgeler düzenlenerek yapıldığını, genel kurulun yok hükmünde olduğunu, müvekkillerinin 2.000'er adet hisseye sahip ortak olduklarını, bahsedilen genel kurulda tutulan hazirun cetvelinde ise ... isimli şahsın tek hissedar olarak görüldüğünü, müvekkillerin bu şahsi tanımadıkları gibi, hisselerini de devretmediklerini, müvekkillerine çağrı yapılmadan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/569 Esas KARAR NO : 2019/282 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2014/991 Esas 2017/1064 Karar TARİH : 01/11/2017 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ: 27/02/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin davalı şirketin hissedarları olduğunu, müvekkilleriyle davalı arasında bir çok uyuşmazlık bulunduğunu, Bakırköy İş Mahkemelerinde de görülen davalarının olduğunu, davalı şirketin 01/01/2011 tarihinde yapılan genel kurulunun sahte belgeler düzenlenerek yapıldığını, genel kurulun yok hükmünde olduğunu, müvekkillerinin 2.000'er adet hisseye sahip ortak olduklarını, bahsedilen genel kurulda tutulan hazirun cetvelinde ise ... isimli şahsın tek hissedar olarak görüldüğünü, müvekkillerin bu şahsi tanımadıkları gibi, hisselerini de devretmediklerini, müvekkillerine çağrı yapılmadan genel kurulun yapıldığını, bu haliyle TTK'un 460. maddesi gereğince yok hükmünde olduğunu, yok hükmünde kabul edilmediği taktirde de alınan kararların ihtarı gerektiğini, zira sahte belgeler düzenlenerek müvekkillerinin pay sahibi değilmiş gibi gösterdiklerinin ileri sürerek, 05/04/2014 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, aksi taktirde iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin hisseleri hamiline yazılı olduğunu, husumetin yöneltilmesi için hisse senetlerinin ibrazı gerektiğini, dava konusu edilen genel kurulun pay sahiplerinin tamamının katıldığını, davacıların müvekkili şirkete ortak olmadıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 01/11/2017 tarih 2014/991 Esas 2017/1064 sayılı kararında;"Tüm dosya kapsamında; davacılar davalı şirketi 05/04/2014 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde sayılmasını, aksi taktirde iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise; davacıların ortak olduklarına dair hisse senetlerinin sunulmaması halinde husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Aralarındaki uyuşmazlık dikkate alındığında öncelikle davacıların şirkette hissedar olup olmadıklarının tespiti gerekmektedir. Zira hissedar olmamaları halinde dava açmaları da mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerekeceği,Dosyaya sunulan dava konusu genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde tek hissedarların ...olduğu, davacıların dosyaya sunmuş oldukları belgeler incelendiğinde ise, davacıların 01/06/2005 tarihinde dava dışı ... ve ... ayrı ayrı aldıkları 2.000'er adet hisse ile hissedar oldukları, yine hisseleri ile ilgili 15/08/20...