Arabuluculuk, dostane yollarla uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilineni ve uygulananıdır. Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Arabuluculuğun özel bir türü de iş uyuşmazlıklarında uygulanan zorunlu arabuluculuktur. Dava şartı olması dolayısıyla genel arabuluculuk kurumundan ayrılır. İşçi-işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk, 01/01/2018 tarihinden itibaren zorunlu hale gelmiştir. Arabuluculuk faaliyetinin vergisel olarak hem serbest meslek mensuplarınca hem de ücretli çalışanlarca yapılabilmesi kapsamında iki yönden değerlendirilmesi gerekmektedir. Arabuluculuk faaliyeti sonrası düzenlenen anlaşma belgesinin damga vergisi karşısındaki durumu da ayrıca önem taşımaktadır. Yazımızda, iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ve bu kapsamda arabuluculuk süreci temel başlıkları ile ele alınacak ve kısaca arabuluculukta vergilendirmeye değinilecektir. Arabuluculuk müessesesinden farklı olan ve Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesinde düzenlenen, avukatların dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda karşı taraf ve avukatı ile birlikte düzenledikleri uzlaşma tutanağına dayalı "35/A Uzlaşması" yöntemine yazımızda değinilmeyecektir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.