DAVA : Menfi Tespit (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/05/2019 Davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-temlik alan vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, davalı bankanın 20.09.2010 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ancak bu sözleşmede müvekkilinin imzasının olmadığını, dolayısıyla takibe konu borca ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı-temlik eden banka vekili, müvekkilinin takibe konu alacağı 26.09.2014 tarihli sözleşme ile diğer davalıya temlik ettiğini, dolayısıyla müvekkiline husumet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1152 KARAR NO : 2019/735 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2018 NUMARASI : 2015/1035 E..-2018/46 K. DAVA : Menfi Tespit (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/05/2019 Davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-temlik alan vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, davalı bankanın 20.09.2010 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ancak bu sözleşmede müvekkilinin imzasının olmadığını, dolayısıyla takibe konu borca ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı-temlik eden banka vekili, müvekkilinin takibe konu alacağı 26.09.2014 tarihli sözleşme ile diğer davalıya temlik ettiğini, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı-temlik alan vekili, dava dışı asıl borçlu ile imzalanan 20.09.2010 ve 27.12.2010 tarihli 2 adet genel kredi sözleşmesi olduğunu, davalının 27.12.2010 tarihli sözleşmede imzasının bulunduğunu, 20.09.2010 tarihli sözleşmede imzasının bulunmamasının ise davacıyı borç sorumluluğundan kurtarmayacağını, taksitli ticari kredi riskinin 27.12.2010 tarihinde açıldığını, esnek hesabın 19.07.2011 tarihinde eksiye düştüğünü, trio kartı için ayrı bir sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmede davacının kefil olarak imzasının bulunduğunu, taksitli ticari kredi ve esnek hesap risklerinin davacının imzasının bulunduğu 27.12.2010 tarihli sözleşmeden sonra oluşmuş olması nedeniyle borçtan sorumlu olduğunun açık olduğunu savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, temlik eden alacaklı banka takip talebine 20.09.2010 tarihli sözleşmeyi eklediği gibi temlik alan davalı vekili de takip dayanağının 20.09.2010 tarihli sözleşme olduğunu beyan ettiği, davalının bu beyanından sonra ve takip dosyasının kapsamı itibari ile borca başkaca dayanak aranmasına lüzum görülmediği, davalının takibe konu kıldığı borcun dayanağı 20.09.2010 tarihli sözleşme olup bu sözleşmede de davacının imzası bulunmadığı, dolayısıyla takibe konu edilmeyen ve davacının imzasını içeren sözleşme nedeni ile tahkikat yapılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının icra takibine konu 20.09.2010 tarihli sözleşme sebebi ile ve bu takip dosyası kapsamında davalı temlik alana borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, kötü niyet tazminatının isteminin reddine karar verilmişti...