Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında işçi olarak çalıştığını, Konya'da 22/11/1995 tarihinde kurulan davalı şirketin, faaliyet merkezini 25/11/2005 tarihinde İstanbul'a naklettiğini, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-518644 sicil numarasına tescil edildiğini, hedef kitle olarak yurt dışında ve özellikle Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarının seçildiğini, dini duygular ile faizden uzak durmak isteyen insanları kâr payı dağıttıkları öne sürerek istismar ettiklerini, izinsiz ve yasa dışı para topladıklarını, bu şekilde işleyişin Türk Ticaret Kanunu, SPK ve diğer ilgili mevzuatın boşluklarından yararlanılarak gerçekleştirildiğini, ticaret ünvanlarında Holding kelimesini kullanarak büyük ve köklü bir şirket oldukları imajının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/883 KARAR NO : 2018/592 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2017 NUMARASI : 2014/320 E.- 2017/654 K. DAVA : Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/05/2018 Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında işçi olarak çalıştığını, Konya'da 22/11/1995 tarihinde kurulan davalı şirketin, faaliyet merkezini 25/11/2005 tarihinde İstanbul'a naklettiğini, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-518644 sicil numarasına tescil edildiğini, hedef kitle olarak yurt dışında ve özellikle Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarının seçildiğini, dini duygular ile faizden uzak durmak isteyen insanları kâr payı dağıttıkları öne sürerek istismar ettiklerini, izinsiz ve yasa dışı para topladıklarını, bu şekilde işleyişin Türk Ticaret Kanunu, SPK ve diğer ilgili mevzuatın boşluklarından yararlanılarak gerçekleştirildiğini, ticaret ünvanlarında Holding kelimesini kullanarak büyük ve köklü bir şirket oldukları imajının yaratılmak istenildiğini, dava öncesinde şirket sicil kayıtlarının incelenmesinde kurulan bu şirket için kısa sürede sermaye artışı kararı alındığını, ortaklık hakkı veren bir menkul kıymet çıkarılması yolunda bir karar dahi alınmadan para toplanmaya başlandığını, para toplamaya başlamasından sonra ise SPK''nın yaptığı denetimler sonucunda hisse senedi çıkarılarak mevzuat hükümlerinin dolanılmak suretiyle aynı faaliyete devam edildiğini, Lüksemburg, Lichtenstein gibi vergi hukuku bakımıından avantajlı sayılan ülkelerde kurulan paravan şirketlerin şube ve temsilciliklerinin para toplama faaliyetini yoğun olarak gerçekleştirdikleri, yatırılan paraların bu şirketler üzerinden Türkiye'deki ana şirketlere aktarıldığını, temsilci adındaki kimselere topladıkları para üzerinden %2 ila %5 arasında değişen komisyonlar verilerek teşvik edildiklerinin sonradan ortaya çıktığını, para veren vatandaşlara hiçbir ispat gücü bulunmayan belgelerin sözde ortaklık belgesi olarak veya para alındısı makbuzu olarak verilerek şirkete karşı ileri sürülebilecek hak iddialarının engellenmeye çalışıldığını, bu şirketlerin devlet kontrolünde olduğu ve bankalar kadar sağlam kuruluş oldukları, tıpkı bankaya para yatırır gibi bu şirkete de para yatırabilecekleri ve önceden bildirilmek koşuluyla dilediklerinde yatırdıkları parayı hisse senetlerini geri vererek alabilecekleri ve sözde kâr payını garanti ettikleri yönünde vatandaşlarda genel kanı ve inanç oluşturulduğunu, çifte kayıt sistemi kurulduğunu, parayı tevdi alan şirket kurucu ortağı ve temsilcisi ...'ın müvekkiline işleyecek olan kâr payının 3 aylık dönemlerde çekilebileceğini taahhüt ve temin ettiğini, müvekkili ...'ın şirkete Almanya'da 50.069-dem karşılığı 25.600 euro banka havalesi ile ödeme yaptığını, müvekkiline...