Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un davalı şirketin %30 ortağı olduğunu, davalı şirketin uhdesinde bulunan tıp merkezinin hizmet alan herkese fatura kesmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilinin bütün uyarılarına rağmen davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü olan ... talimatıyla bu yasal zorunluluğun yerine getirilmediğini, şirketin diğer ortağı olan ... akrabası olan ... tarafından günlük kasa defteri tutulduğunu, belgeler incelendiğinde şirketin resmi ve gayriresmi hesapları arasında farklılıklar olduğunun görüleceğini, bu durumun müvekkilinin bilgisi ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1148 KARAR NO : 2019/739 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMES: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2018/4 Esas - 2018/448 Karar TARİHİ : 19/04/2018 DAVA : Tespit Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un davalı şirketin %30 ortağı olduğunu, davalı şirketin uhdesinde bulunan tıp merkezinin hizmet alan herkese fatura kesmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilinin bütün uyarılarına rağmen davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü olan ... talimatıyla bu yasal zorunluluğun yerine getirilmediğini, şirketin diğer ortağı olan ... akrabası olan ... tarafından günlük kasa defteri tutulduğunu, belgeler incelendiğinde şirketin resmi ve gayriresmi hesapları arasında farklılıklar olduğunun görüleceğini, bu durumun müvekkilinin bilgisi ve kontrolü dışında tutulduğunu ve müvekkilinin ortağı olduğu şirketin cirosunu dahi öğrenemediğini, davalı şirketin düzenlemiş olduğu raporların sayıları ve raporında bedelleri karşılaştırıldığında davalı şirketin sadece rapor düzenlenmesi hususundan elde etmiş olduğu yıllık gelirin ortaya çıkacağını, müvekkilinin z raporlarını incelediğinde bu durumun devam ettiğini gördüğünü, kesilmesi gerekenden daha az fatura kesildiğini, bu durumun şirketin diğer ortağının müvekkiline kâr dağıtmama amacı içinde olduğunu gösterdiğini beyanla, davalı şirketin 2012 hesap yılından itibaren doğmuş bulunan kâr payının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkilinin, davacı ve müvekkili şirketin diğer ortağı .... tarafından 1999 yılında %50 - %50 hisse ile iki ortaklı olarak kurulduğunu, ilerleyen dönemlerde hisse oranı değişmişse de şirketin kuruluş aşamasından bugüne kadar hisse oranları göz önünde bulundurulmadan her genel kurulda iki ortak da şirket müdürü olarak tayin edilmiş ve şirket yönetiminde aynı yetkilere sahip olduğunu, şirket hisse oranları değiştikten sonra dahi iki ortak da şirket müdürü olarak tayin edilmeye devam edildiğini, müşterek imza ile şirketi yönettiklerini, şu an şirket hisselerinin %30u davacıya ,%70i dava dışı ... ait olup bu hususta herhangi bir ihtilafın söz konusu olmadığını, şirketin tüm kazancını büyümeye harcadığını, şirketin kâr elde edilebilecek duruma yeni yeni gelmeye başladığını, şirketi kâra geçirecek şekilde atılımlar, düzenlemeler yapılmakta olduğunu, şirket ortağı ...'ın tam mesaisini ücret dahi almadan polikiliniğe harcadığını, şirket bilançolarında kâra geçemediğinden kâr dağıtımının da yapılamadığını, doğal olara...