İnşaatçı firmaların ürettikleri bağımsız bölümleri vaad ederek karşılığında inşaat malzemesi ve/veya taşeronluk hizmeti almaları esas itibariyle herhangi bir alım ve herhangi bir satımdan farklı değildir. Trampa veya değiş tokuş anlamında olmak üzere "BARTER" olarak da isimlendirilen bu muamelenin en önemli özelliği, işlemin karşılığı para olarak değil mal ve hizmet olarak belirlendiği için, tarafların bu işlemleri nedeniyle düzenleyecekleri faturada işlem bedeli olarak emsal bedeli (VUK 267. madde, KDVK 27. madde) dikkate almaları gereğidir. Alınan bağımsız bölümler karşılığında verilen inşaat taahhüt hizmetleri birden fazla yıla sirayet etse bile, GVK'nın 42, 43 ve 44. maddelerinin uygulanmayacağı, dolayısıyla %3 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağı, Maliye İdaresi tarafından da kabul edilmektedir. İşlemin para karşılığı satış değil trampa şeklinde oluşunun, her iki faturanın kesilmesi gereken zamanı etkilemediği kanaatindeyiz. Barter sözleşmesinde kısmen nakit ödeme öngörülmediği takdirde damga vergisi doğmaz. Nakit bölüm var ise damga vergisi bu nakit üzerinden hesaplanır. Maliye İdaresi'nin görüşüne göre, mal ve/veya işin karşılığı olan bağımsız bölüme ait arsa payı veya kat mülkiyeti tapusu alınırken tapu harcı matrahı olarak, trampa değerinin beyan edilmesi istenmektedir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.