Mahalli mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, ön inceleme aşaması tamamlandıktan ve incelemenin duruşma yapılmadan karar verilmesi mümkün bulunan hallerden olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde: Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının müteveffa ...'nun eşi ve yasal mirasçısı olduğunu, müteveffanın 13.07.2012 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu ... Mah. ... ada, ... prasel ... arsa paylı ... Kat ... nolu taşınmazın mülkiyetinin murise ait iken 27.04.2016 tarihinde mirasçılarına intikalinin yaptırıldığını, müteveffanın sağlığında 04.06.2008 tarihinde davalı bankadan kredi kullanan ... Ltd Şti için ipotek tesis edildiğini, bu ipotek tesis edilirken davacıdan eş sıfatıyla muvafakat alınmadığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1496 KARAR NO: 2020/1433 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2020 NUMARASI: 2020/10 Esas, 2020/119 Karar DAVANIN KONUSU: İPOTEĞİN KALDIRILMASI (FEKKİ) KARAR TARİHİ: 24/11/2020 Mahalli mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, ön inceleme aşaması tamamlandıktan ve incelemenin duruşma yapılmadan karar verilmesi mümkün bulunan hallerden olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde: Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının müteveffa ...'nun eşi ve yasal mirasçısı olduğunu, müteveffanın 13.07.2012 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu ... Mah. ... ada, ... prasel ... arsa paylı ... Kat ... nolu taşınmazın mülkiyetinin murise ait iken 27.04.2016 tarihinde mirasçılarına intikalinin yaptırıldığını, müteveffanın sağlığında 04.06.2008 tarihinde davalı bankadan kredi kullanan ... Ltd Şti için ipotek tesis edildiğini, bu ipotek tesis edilirken davacıdan eş sıfatıyla muvafakat alınmadığını, söz konusu gayrimenkulün davacı müteveffa eşi ve çocuklarının yıllardır kullandıkları aile konutu olduğunu, TMK 194.maddesi gereği eşin açık rızası alınmadan ipotek tesis edildiğini, gayrimenkulün aile konutu niteliği taşıması nedeniyle ipoteğin iptalinin gerektiğini belirterek dava konusu gayrimenkul üzerine eşin açık rızası alınmadan ve yasal koşullara haiz olmadan tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/476 Esas, 2019/383 Karar sayılı ilamıyla aynı gayrimenkule tedbir istenen aynı mahkemenin 2019/31 D.İş sayılı dosyasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin davanın ticari dava olduğundan ve ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair verdiği karar gözetilerek görevsizlik kararı verilmiş, karar 02.01.2020 tarihinde kesinleşmiş, aynı tarihli gönderme talebi üzerine dosya asliye ticaret mahkemesine gönderilmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı ancak cevap verilmediği görülmüştür. Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, dava ticari menfi tespit davası olarak değerlendirilmiş, arabuluculuğa başvurulmaması gerekçesiyle "davanın HMK 114/2 maddesi yollamasıyla 6102 sayılı 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan ve HMK 115/2 maddeleri gereği usulden reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, verilen kararın kanun metninin yanlış yorumlanması nedeniyle hatalı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, söz konusu davanın arabuluculuğa tabi olmadığını, bu nedenle dava şartında yanlış yapıldığını belirterek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep e...