Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 31/07/2014 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davacıya ait bir kısım inşaat yapım ve imalat işlerini üstlendiğini, müvekkilinin edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve imalatları 18/10/2014 tarihli tutanakla davalıya teslim ettiğini, 31/10/2014 tarihinde davalının müvekkilini ibra ettiğini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1698 KARAR NO: 2021/646 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/06/2018 NUMARASI: 2017/1079 Esas, 2018/674 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 29/03/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 31/07/2014 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davacıya ait bir kısım inşaat yapım ve imalat işlerini üstlendiğini, müvekkilinin edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve imalatları 18/10/2014 tarihli tutanakla davalıya teslim ettiğini, 31/10/2014 tarihinde davalının müvekkilini ibra ettiğini ancak 5.000,00 TL teminat bedelini iade etmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafça işin Ağustos 2014 tarihinde teslimi gerekirken 18/10/2014 tarihinde teslim edildiğini, imalat konusu havuz kullanıma alındıktan birkaç ay sonra sızmalar meydana geldiğini ve bu gizli ayıbın davacı tarafa bildirildiğini, ancak davacı tarafça kalıcı bir çözüm üretilmediğini ve sızmaların devam etmesi üzerine müvekkilinin başka firmaya tadilat yaptırdığını, bu nedenle 44.718,09 TL masraf yapıldığını, yine bu durumun da davacıya e-posta yoluyla bildirildiğini, müvekkilince imzalanmış bir ibraname bulunmadığını, kaldı ki ibranamenin kullanımla ortaya çıkacak gizli ayıpları kapsamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı tarafça gerek eserin tesliminde gerekse sonrasında gizli ayıba ilişkin herhangi bir ihbar yapılmadığı, tarafların kabulünde olan 31/10/2014 tarihli ibraname isimli belge itibariyle 5.000,00 TLnin teminat olarak davalıda tutulacağının kabul edildiği, teminat davacıya ait olup eser sözleşmesi kapsamında eksiklik bulunması halinde işleme konulacağı, ancak davacının teslim ettiği eser ile ilgili herhangi bir ayıp ve masraf ibraz edilmediğinden geçen süre de dikkate alınarak davalının söz konusu teminatı davacıya iade etmesi gerektiği, davacının teminat tutarınca talebinde haklı olduğu, ancak KDV ve işlemiş faiz taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 5.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline kara...