Taraflar arasındaki Ticari Şirkete Kayyım Atanması davasının yapılan yargılaması sırasında talep edilen ihtiyati tedbirin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı, süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalı şirkette %50 hisse sahibi olduğunu, geriye kalan hisselerden %49'unun ... A.Ş.'nin, %1'in ise ... A.Ş.'ye ait olduğunu belirterek, şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep ettiğini, şirket yönetim kurulunun görev süresinin 13/04/2018 tarihinde sona erdiği ve yeni yönetim kurulunun seçilemediği, davalı şirketin yönetim kurulunun bulunmaması nedeniyle şirket idaresinin kötü yapıldığını, yönetim boşluğunun yaratabileceği olumsuzlukları gidermek ve davalı şirketin sevk ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/363 KARAR NO : 2019/291 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2018(ara karar) NUMARASI : 2018/1310 Esas DAVANIN KONUSU: Ticari Şirkete Kayyım Atanması Taraflar arasındaki Ticari Şirkete Kayyım Atanması davasının yapılan yargılaması sırasında talep edilen ihtiyati tedbirin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı, süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalı şirkette %50 hisse sahibi olduğunu, geriye kalan hisselerden %49'unun ... A.Ş.'nin, %1'in ise ... A.Ş.'ye ait olduğunu belirterek, şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep ettiğini, şirket yönetim kurulunun görev süresinin 13/04/2018 tarihinde sona erdiği ve yeni yönetim kurulunun seçilemediği, davalı şirketin yönetim kurulunun bulunmaması nedeniyle şirket idaresinin kötü yapıldığını, yönetim boşluğunun yaratabileceği olumsuzlukları gidermek ve davalı şirketin sevk ve idaresinin sağlanabilmesi için yeni yönetim kurulu seçilene kadar davalı şirkete Türk Medeni Kanunu madde 427/4 uyarınca yönetim kayyımlığı oluşturulmasına, mevcut durumdaki aksamalar nedeniyle atanacak yönetim kayyımlarının bir hukukçu, bir finans uzmanı ve bir sektörel bilgi ve deneyime sahip bilirkişilerden oluşmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kayyım atanmasına dair davalarda davalı şirkete ve diğer ortaklara hukuki dinlenilme ve savunma hakkı tanınması gerektiğini, davacı tarafından yönetim kurulu (YK) görev süresinin bitmesi ile birlikte şirketlerin organsız kalacağının savunulduğunu, öte yandan, davacının ... A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığını muhatap göstererek ihtarname düzenlemiş olmasının da organın varlığını kabul ettiği anlamına geldiğini, görev süresi bitimi nedeniyle şirketlerin kendiliğinden organsız kalmayacağının, genel kurul (GK) toplantısının kısa sürede yapılamaması halinde yönetimin hemen kayyıma devrinin A.Ş. yönetim ilkelerine aykırı olduğunu, Yönetim kurulunda davacı şirketin de iki üyesi olduğunu, davacının genel kurulu toplantıya davete dair hiçbir girişimde bulunmadığından, işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi yönetim kurulu üyesi olmasa dahi 6102 Sayılı TTKnın 411. maddede düzenlenen prosedüre de uygulanmadığından, doğrudan dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, mevcut yönetim kurulunun şirketi yönetmeye devam ettiğini, davacının şirkete zarar verildiğine yönelik iddialarının kanıtlanması gerektiğini, müvekkil Şirketin, yalnızca iki Türk bankası nezdinde olan üç adet teminat mektubundan kaynaklı gayri nakit risklerinin eş kontrol hakkına sahip olan .... Holding tarafından üstlenildiğini, şirketin atıl bulunan parasının bankaların halen ...