DAVANIN KONUSU : Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ : 05/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkilinin Tuzla ilçesinde bulunan Akaryakıt istasyonunun 31/12/2020'ye kadar dava dışı bir kişiden kiraladığını, söz konusu kira sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh verildiğini, müvekkilinin bu kiracılık hakkına istinaden 01/11/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli yatırım çerçeve sözleşmesi ile müvekkilinin bayisi olarak faaliyet göstermesi şartıyla söz konusu istasyonu davalıya teslim ettiğini, ancak davalının 24/04/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, taraflar arasında imzalanan 01/11/2015 tarihli yatırım...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2017/6662 Esas KARAR NO : 2018/160 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2017 NUMARASI : 2017/526 2017/997 DAVANIN KONUSU : Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ : 05/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkilinin Tuzla ilçesinde bulunan Akaryakıt istasyonunun 31/12/2020'ye kadar dava dışı bir kişiden kiraladığını, söz konusu kira sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh verildiğini, müvekkilinin bu kiracılık hakkına istinaden 01/11/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli yatırım çerçeve sözleşmesi ile müvekkilinin bayisi olarak faaliyet göstermesi şartıyla söz konusu istasyonu davalıya teslim ettiğini, ancak davalının 24/04/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, taraflar arasında imzalanan 01/11/2015 tarihli yatırım çerçeve sözleşmesinin 10.3.7 maddesine göre bayinin kendisine yapılan bildirimden itibaren en geç üç gün içinde satış yerini üzerindeki ekipmanlarla birlikte işletilmeye uygun bir biçimde tahliye edeceği, aksi halde günlük 5000 ABD doları cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının feshi üzerine müvekkilinin 27/04/2017 tarihli cevabi ihtarname keşide ederek anılan sözleşme hükmü uyarınca istasyonun üç gün içinde teslimi ve cezai şart ödemesinin istendiği, ihtarnamenin 28/04/2017 tarihinde tebliğine rağmen davalının söz konusu istasyonu elinde tutmaya devam ettiğini belirterek davalının çıkardığı muarazanın giderilmesine, müdahalenin tespitine, men'ine ve önlenmesine , haksız işgalden dolayı şimdilik 10.000 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, taraflar arasındaki alt kira sözleşmesi uyarınca ve Yargıtay 6.Hukuk Dairesi kararı doğrultusunda davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin kira bedellerini ödemeye devam ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, davalının akaryakıt bayilik sözleşmesi nedeniyle cezai şart ve sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle müdahalenin meni talebine ilişkin olduğu, Yargıtay 19.HD'sinin 2015/15883 Esas, 2016/7514 Karar sayılı ilamı uyarınca taraflar arasında bayilik sözleşmesinin yanı sıra kiracılık sözleşmesinin de imzalandığı, her iki sözleşmenin birbirinden bağımsız sözleşmeler olup kira sözleşmesinden kaynaklanın uyuşmazlığın Sulh Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, görev hususunun dava şartı olup re'sen gözetildiği, davacının men'i müdahale talebinin taraflar arasında varlığı kabul edilen kira sözleşmesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiği, buna göre bu talep yönünden mahkemeni...