DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... ve ... sicil numarası ile kayıtlı markaların davacıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... ve ... sicil numarasıyla tescilli markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını; davacı adına kayıtlı ... markasının Türkiye'de ve dünyada tanınan spor kıyafet, spor malzemeleri ve ayakkabı üreticisi olduğunu; davalının ise davacının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetle markalarını tescil ettirdiğini, 556 sayılı KHK m.42/l-b gereği davalıya ait markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini; taraflara ait markaların ayırt edilemeyecek kadar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/639 KARAR NO: 2021/1422 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2017 NUMARASI: 2017/315 E. - 2017/349 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... ve ... sicil numarası ile kayıtlı markaların davacıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... ve ... sicil numarasıyla tescilli markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını; davacı adına kayıtlı ... markasının Türkiye'de ve dünyada tanınan spor kıyafet, spor malzemeleri ve ayakkabı üreticisi olduğunu; davalının ise davacının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetle markalarını tescil ettirdiğini, 556 sayılı KHK m.42/l-b gereği davalıya ait markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini; taraflara ait markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olması nedeniyle orta seviyedeki tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacağını, davaya konu davalıya ait markaların davacıya ait markalarla aynı mal ve hizmetlere ilişkin olması nedeni ile davalı tarafından kötü niyetle tescil ettirilen ... ve ... sicil numaralı şekil markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinlerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının çevresinde tanınmış bir esnaf olduğunu; yıllardır ayakkabıcılık işi ile uğraştığını; yine davalıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş ... isimli markası olduğunu; söz konusu markaya ait logo oluşturmak üzere üç adet logonun da tescilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde sağlandığını, söz konusu marka ve logoların hiçbir itiraz olmaksızın tescillerinin gerçekleştirildiğini; bu logolardan ilkinin ... sicil numarasıyla 2012 yılında tescil edildiğini, diğer iki logonunda 2015 yılında tescil edildiğini, davacıya ait markalarının tescil tarihinin ise 2013 olduğunu, dolayısıyla davalının davacıdan önce bu logoları kullandığını, davalının davacının firmasından haberdar olmadığını, benzerliğin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Toplanan deliller hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bilirkişi raporu ışığında davacı markası ile davalı markaları arasındaki benzerlik nedeniyle karıştırılma tehlikesinin bulunduğu ve 556 sayılı KHK nın 8/1-b kapsamında nispi tescil engelinin bulunduğu, bu nedenle KHK 42.maddesi uyarınca hükümsüzlüğün talep edilebileceği anlaşılmakla davacı yanın hükümsüzlük talebinin kabulüne, davacının hukuki yararının bulunmadığı göz önüne alınarak hükmün ilanına yönelik talebinin reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Müvekkilinin dava konusu marka ve lo...