İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı şirketin ortakları olduklarını, hali hazırdaki ortaklardan ... ile müvekkili ...'ın şirketi 18.07.1986 tarihinde beraber kurduklarını, yıllar içinde iki kardeş ortak arasında çıkan ticari anlaşmazlıklar ve karar ayrılıkları sonucu çoğunluk pay sahiplerinin, müvekkillerinin pay oranlarını düşürmeye çalıştıklarını, 20.07.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında sermaye artırımı kararı alındığını, bu karar neticesinde müvekkili ...'ın pay oranının %40'dan % 26,6 oranına düşürüldüğünü, bu nedenle genel kurul kararının TTK 445. maddesine aykırı bulunduğunu, şirket bilançosunda sermayeye eklenebilir bir fon varlığına rağmen, sermaye taahhüt...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/72 KARAR NO : 2020/1123 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/05/2018 DOSYA NUMARASI: 2017/1100 Esas - 2018/680 Karar DAVA: Ticari Şirket(Genel Kurul Kararı İptali) KARAR TARİHİ : 15/10/2020 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı şirketin ortakları olduklarını, hali hazırdaki ortaklardan ... ile müvekkili ...'ın şirketi 18.07.1986 tarihinde beraber kurduklarını, yıllar içinde iki kardeş ortak arasında çıkan ticari anlaşmazlıklar ve karar ayrılıkları sonucu çoğunluk pay sahiplerinin, müvekkillerinin pay oranlarını düşürmeye çalıştıklarını, 20.07.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında sermaye artırımı kararı alındığını, bu karar neticesinde müvekkili ...'ın pay oranının %40'dan % 26,6 oranına düşürüldüğünü, bu nedenle genel kurul kararının TTK 445. maddesine aykırı bulunduğunu, şirket bilançosunda sermayeye eklenebilir bir fon varlığına rağmen, sermaye taahhüt edilmesi ile sermaye artırımı yapılmasının TTK 462. maddesine aykırı olduğunu, şirket finansallarının onaylanması ile bağlantılı olan sermaye artırım maddesinin finansalların görüşülmesinin ertelenmesini takiben, iş bu sermaye artırımı ertelenmeksizin görüşülüp kararara bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, sermaye artırımının tamamen iyi niyet kurallarına aykırı bir şekilde sadece davacıların şirketteki pay oranlarını düşürmek amacıyla yapıldığını, sermaye artırımının niçin yapılması gerektiği konusunda genel kurulda talep edilmesine rağmen açıklama yapılmadığını belirterek, 20.07.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurul toplantı tutanağında yer alan davacı beyanının açık seçik bir muhalefet anlamına gelmediğini, davacıların bilançonun yeteri kadar incelenemediğinden bahisle üçüncü sıradaki gündem maddesinin ertelenmesi çağrısında bulunduklarını, talebin başkanlıkça olumlu karşılandığını ve bir sonraki genele kurula ertelendiğini, sonrasında diğer gündem maddelerine geçildiğini, davacıların bilançonun tasdikinin yapılmadığını ileri sürerek ve muhalif kalarak bu durumu tutanağa geçirdiklerini, davacıların iddiasının bilanço müzakeresinin ertelenmesine dayansa da, temel sebebin sermaye artırımı sonrasında şirketteki mevcut vaziyetlerini koruma gayesi olduğunu, iç kaynaklardan sermaye artırımı yapılabilecekken sermaye taahhüdü yapılamayacağının iddia edildiğini, ancak fonların çalışan maaşları ve diğer maliyetler için harcandığını, şirketin nakit finansman ihtiyacı olduğunu, şirketin kredi kullanmak veya borç aramaktan önce özvarlıklarını ...