Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03/12/2014 tarihinde araç satış sözleşmesi ile dava dışı ...'a sattığı motosikletinin 27/05/2015 tarihinde kazaya karışması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takibin şeklen kesinleştiğini, dava konusu aracın malik ve işleteni olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 21/06/2021 tarihli ara kararı ile icra takiplerinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 gereği takibin durdurulması talebinin reddine karar vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1698 KARAR NO: 2021/1510 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/06/2021 tarihli ara karar NUMARASI: 2021/362 (E) DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım) KARAR TARİHİ: 26/10/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03/12/2014 tarihinde araç satış sözleşmesi ile dava dışı ...'a sattığı motosikletinin 27/05/2015 tarihinde kazaya karışması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takibin şeklen kesinleştiğini, dava konusu aracın malik ve işleteni olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 21/06/2021 tarihli ara kararı ile icra takiplerinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 gereği takibin durdurulması talebinin reddine karar vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın İİK 72. maddesi kapsamında açılan menfi tespit davası olduğunu ve bu davaya konu ihtiyati tedbir talepleri açısından HMK'nın genel hükümlerinin değil, ihtiyati tedbirin özel bir formunu düzenleyen İİK'nın 72. maddesinin değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini, bu meyanda takdir edilecek yüzde on beş teminat dahilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün iken mahkemece yaklaşık ispat koşulunun aranmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek tedbirin reddedilmesine yönelik mahkemenin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle hak sahibine yapılan tazminat ödemesinin, rücuen tazmini amacı ile davacı ve aracın sürücüsü hakkında icra takibi yapması nedeniyle, malikin ve işletenin dava dışı 3. kişi olduğundan bahisle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin yargılama süresince tedbiren durdurulması istemine ilişkindir.İİK'nın 72. maddesinde; borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabileceği; icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, talep üzerine gecikmeden doğan zararların karşılanması ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiş olup, bu madde özel bir tedbir türünü düzenlemiştir. Öte yandan İİK'nın 72/4. maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedb...