Bilindiği gibi, gerçek ve tüzel kişilerin her yıl Mart veya Nisan aylarında gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerini bağlı bulundukları vergi dairelerine vererek, kazançlarını vergi dairesine beyan edip, bu kazançlarının vergilerini tahakkuk ettirmektedirler. Genel olarak, Türk gelir vergisi sistemi beyan esasına dayalıdır. Ancak, beyan esasının istisnaları mevcuttur. Gelir idaresi zaman zaman, tarh zamanaşımı içerisinde vergi mükelleflerinin beyanlarını vergi incelemesi yoluyla denetleme hakkına sahiptir. Vergi incelemesinde amaç mükelleflerin beyan ettikleri kazançların doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak vergi incelemesinin amacını oluşturmaktadır. Öte yandan, 213 sayılı VUK 138. mad. hükmüne göre 5 yıl içerisinde herhangi bir şekilde mükelleflerin defter kayıt ve belgelerinin incelenmemesi halinde, söz konusu yıl defter ve kayıtları zamanaşımına uğrar. Ülkemizde tarh zamanaşımı 5 yıldır. Buna göre; vergi incelemesi açısından tarh zamanaşımı 2011 yılı için ertesi yıl başından itibaren 5 yıl içerisinde incelemeye tabi olmayan bir mükellef, 31.12.2016 tarihi sonunda tarh zamanaşımı nedeni ile artık ileriki yıllarda vergi incelemesine tabi olamaz. Bu kuralın tek istisnası 213 sayılı VUK 114. maddesidir. 19.8.2016 tarih ve 29806 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun ile düzenlenen konulardan matrah ve vergi artırımı yapılmasına ilişkin konularla ilgili 31.10.2016 tarihine kadar gerçek ve tüzel kişiler tarafından müracaatlar ilgili vergi dairelerine yapılabilecektir. Matrah ve vergi artırımı yapılan yıllarla ilgili olarak herhangi bir vergi incelemesi söz konusu olamayacaktır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.