DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2019 Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, dava dışı ... Bankası ... A.Ş. ile....Ltd Şti. arasında akdedilen 16.06.1995, 28.08.1995 tarihli ve 30.11.1995 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin davalılarca kefil sıfatıyla imzalandığını , borcun ifa edilmemesi üzerine hesap kat edilerek borçlulara 14.02.1997 ve 27.08.1998 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, söz konusu alacağın ... Bankası ... A.Ş. ile birleşen ... A.Ş. tarafından 10.08.2001 tarihinde TMSFna devredildiğini, Fonun bir iştiraki olan müvekkilinin ise bu alacağı 22.02.2006 tarihli sözleşme ile temlik aldığını, 20 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olduğundan alacağın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1462 KARAR NO : 2019/1249 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2018 NUMARASI : 2017/1093 E.-2018/351 K. DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2019 Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, dava dışı ... Bankası ... A.Ş. ile....Ltd Şti. arasında akdedilen 16.06.1995, 28.08.1995 tarihli ve 30.11.1995 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin davalılarca kefil sıfatıyla imzalandığını , borcun ifa edilmemesi üzerine hesap kat edilerek borçlulara 14.02.1997 ve 27.08.1998 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, söz konusu alacağın ... Bankası ... A.Ş. ile birleşen ... A.Ş. tarafından 10.08.2001 tarihinde TMSFna devredildiğini, Fonun bir iştiraki olan müvekkilinin ise bu alacağı 22.02.2006 tarihli sözleşme ile temlik aldığını, 20 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olduğundan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin ise davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekilleri, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, ihtarnamelerin müvekkillerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini,ayrıca 6098 sayılı TBKnun 598/3 maddesi uyarınca kefil olan müvekkillerinin sorumluluklarının sona erdiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalıların müteselsil kefil olduğu sözleşmelerin 16.06.1995, 28.08.1995 ve 30.11.1995 tarihli olduğu, TBKnun 598/3. maddesi uyarınca, sözleşmelerin kurulduğu tarihten 10 yılın geçmesiyle kefaletin sona ereceğinin kabul edilmesi gerektiği, bu sürenin hakdüşürücü süre olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, 6101 Sayılı Kanunun 5/2. maddesinde Türk Borçlar Kanunu ile hakdüşürücü sürenin ilk defa öngörülmesi ve bu sürenin kanunun yürürlüğünden önce dolmuş olması halinde hak sahiplerine yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanabilme imkanının getirildiği, TBKnun yürürlüğe girmesinden önce 2005 tarihinde kefalet için öngörülen 10 yıllık sürenin dolduğu, kanunun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu tarihten itibaren hak sahiplerine bir yıllık sürenin tanındığı ve bu sürenin de 01.07.2013 tarihi itibariyle dolduğu, davaya esas icra takibinin ise 27.01.2017 tarihinde yapıldığı, buna göre yasayla tanınan ek sürenin dolmasından yaklaşık 4 yıl sonra yapılan bu takibe dayalı olarak açılan davanın dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, zira davacının artık kefilleri takip etme hakkının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. ...