Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkete cari hesap ve fatura alacağından kaynaklı borcunun bulunduğunu, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe itirazda bulunduğunu ve takibi durdurduğunu, davalı yanca yapılan işbu itirazların iptalini, takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin Beşiktaş, İstanbul olduğunu, müvekkilinin adresine göre yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu dolayısı ile davanın yetki yönünden reddine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/784 KARAR NO: 2022/361 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/11/2018 NUMARASI: 2016/1243 Esas, 2018/1080 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 22/02/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkete cari hesap ve fatura alacağından kaynaklı borcunun bulunduğunu, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe itirazda bulunduğunu ve takibi durdurduğunu, davalı yanca yapılan işbu itirazların iptalini, takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin Beşiktaş, İstanbul olduğunu, müvekkilinin adresine göre yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu dolayısı ile davanın yetki yönünden reddine karar verilerek anılan mahkemelere gönderilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacı yana karşı herhangi bir cari hesap borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafından düzenlenen 26.01.2016 tarih, 46.020,00 TL bedelli satış faturasından kaynaklı olduğunu, fatura konusu eşyaların ayıplı imal edilmesinden dolayı taraflar arasındaki görüşmeler neticesinde ürünlerin teslim alınmadığını, müvekkili şirket tarafından söz konusu bu faturanın kabul edilmediğini, 31.01.2016 tarihli iade faturası kesildiğini, aradan bir süre geçmesinin ardından davacı tarafından tekrardan 14.03.2016 tarihli fatura düzenlendiğini, müvekkilinin de tekrardan davacı yana karşı faturaya istinaden 15.03.2016 tarihli iade faturası kesildiğini, müvekkili şirketin davacı yana karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kurulan ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesap alacağına ilişkin olarak başlatılan takip tarihi itibariyle davacının muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile davalı yanın itirazları kapsamında malın ayıplı olup olmadığı hususlarında toplandığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında dergi imalatına ilişkin yazılı olmayan eser sözleşmesi kurulduğu, davanın eda davası niteliğinde olması sebebiyle, ispat yükü kendisine ait olan davacı tarafça dosyaya sunulan belge ve bilgilerin dava konusu ettiği cari hesap alacağının varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, somut olayda alacağını ispat etmesi gerekenin davacı taraf olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının ticari defte...