Sermaye şirketlerinde, şirketi temsile yetkili kişilerin yetki alanlarının sınırlandırılmasının doğuracağı sıkıntılar, yasanın 371. ve 629. maddelerinin uygulamaya başlanmasıyla ortaya çıkmıştır. Yasanın nasıl uygulanacağı tartışılırken birçok ticaret sicil müdürlüğü, sınırlandırılmış yetki alanlarının tescilinden imtina etmiştir. Bugüne kadar sınırları belirlenmiş işler ve buna göre biçimlendirilmiş iş hayatı, sınırsız yetki tanımlamasının ölçüsünü tartışmaya başladı. Söz konusu yasaya alışkanlıklardan olsa gerek, tepkili yaklaşılsa da, birçok kurumsal yapıya sahip şirket 6102 sayılı Kanunun 371/1 maddesini uygulamaya devam etmiştir. Söz konusu tartışmalar, 6552 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle ortadan kalkmıştır. TTK madde 371'e eklenen 7. fıkra ile; Yönetim Kurulu, yukarıda belirtilen temsilciler dışında, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. Bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri, 367'nci maddeye göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirlenir. Bu durumda iç yönergenin tescil ve ilanı zorunludur. İç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz. Bu fıkra uyarınca yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.