DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/04/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhinde takip başlattığını, takip konusunun müvekkilinin vefat eden oğlu ...'a ait kredi borçlarından kaynaklandığını, müvekkilinin yasal mirasçı olmadığını, ayrıca davalıya da böyle bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, davacının mahkemeyi yanıltmak istediğini, hasımsız olarak açılan mirasın reddi kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini bildirerek davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/2130 Esas KARAR NO: 2022/678 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/09/2017 NUMARASI: 2016/930 2017/1039 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/04/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhinde takip başlattığını, takip konusunun müvekkilinin vefat eden oğlu ...'a ait kredi borçlarından kaynaklandığını, müvekkilinin yasal mirasçı olmadığını, ayrıca davalıya da böyle bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, davacının mahkemeyi yanıltmak istediğini, hasımsız olarak açılan mirasın reddi kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere göre; "davacı mirasçının süresi içerisinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müracaatla esas borçlunun mirasını kayıtsız şartsız reddettiği, bu nedenle mirasçının murisin borçlarından sorumlu tutulamayacağı, her ne kadar red kararları sonrası davacı mirasçı sıfatına kavuşmuş ise de alt soyun reddinden haberdar olmayan davacının mirasçı sıfatının bulunmadığına dayalı dava açarak sonradan süresi içerisinde gerçek redde dayalı karar almasını davanın kabulüne engel teşkil etmeyeceği" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ...'ın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinafında; müvekkilinin oğlunun 2013 tarihinde öldüğünü, ölümünden sonra eşi ve kardeşinin mirasın reddi davasını açtıklarını, mirasın reddi davasının ise 2016 yılında kesinleştiğini, davalı tarafın ise müvekkilinin yasal mirasçı olmadığı halde takip başlatarak gayrimenkuller üzerine hacizler koydurduğu, aracını bağlattığı, bu nedenle aracın büyük değer kaybettiğini, davalının takibinde kötü niyetli olduğunu, mahkemenin kötü niyet tazminatı talebini reddetmesinin hatalı olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili istinafında; davanın önce Tüketici Mahkemesinde açıldığını, daha sonra Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin davadan görevsizlik kararıyla haberdar olduğunu, mahkemenin dava dilekçesini tebliğ etmeyerek HMK'nun 122 ve 27.maddelerindeki hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, ayrıca davada yazılı yargılama usulünün uygulanmadığını, ön inceleme duruşmasının yapılmadığını, tahkikata geçilmesine karar verilmediği gibi sözlü yargılama için de süre verilmediğini, böylelikle usule aykırı b...