Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, müvekkili olan şirketlerin ortak girişim ile T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı arasında "Gebze Halkalı Banliyö Hatlarının iyileştirilmesi, inşaat, elektrik ve mekanik sistemler projesi" isimli bir sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkillerin yüklendiği taahhütlerin bir kısmını alt yüklenici ve tedarikçiler vasıtasıyla yerine getirdiğini, davalı şirketinde bu tedarikçilerden biri olduğunu, davacı şirketlerin demir ihtiyaçlarını davalı şirkete verdikleri siparişlerle karşılamaya çalıştıklarını, bu çerçevede taraflar arasında ticari bir ilişki kurulduğunu,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/866 KARAR NO: 2022/661 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/01/2019 NUMARASI: 2016/1092 Esas, 2019/102 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 05/04/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, müvekkili olan şirketlerin ortak girişim ile T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı arasında "Gebze Halkalı Banliyö Hatlarının iyileştirilmesi, inşaat, elektrik ve mekanik sistemler projesi" isimli bir sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkillerin yüklendiği taahhütlerin bir kısmını alt yüklenici ve tedarikçiler vasıtasıyla yerine getirdiğini, davalı şirketinde bu tedarikçilerden biri olduğunu, davacı şirketlerin demir ihtiyaçlarını davalı şirkete verdikleri siparişlerle karşılamaya çalıştıklarını, bu çerçevede taraflar arasında ticari bir ilişki kurulduğunu, davalıya avans ödemesi yapıldığını; projenin devam ettiği sürede 4 ayrı noktaya teslimatlar hususunda mutabakata varılarak sözleşmeler imzalandığını, sonradan iç piyasada demir fiyatları artınca, davalı şirketin taahhüt ettiği fiyattan demir vermekten kaçındığını ve sözleşmeden kısmen döndüğünü müvekkillerine 13/05/2016 tarihli ihtarname ile bildirdiğini, ancak mal teslimlerinin bir süre daha devam ettiğini, bu süreç devam ederken taraflar arasında görüşmeler sürdüğünü, davalı tarafın daha yüksek birim fiyata veya aynı fiyattan fakat daha az demir vermeye müvekkilini ikna etmeye çalıştığını, davalının kötü niyetli olduğunu iyice ortaya çıkması üzerine müvekkilininde bilahare sözleşmeyi feshettiğini; davalıca taahhüt edilen edimin müvekkili ortak girişimce ve mecburen "... AŞ" isimli başka bir tedarikçiden daha yüksek fiyatla almak zorunda kaldığını, bu fiyat farkı nedeniyle 1.229.760,99 TL zararının oluştuğunu belirterek söz konusu zararın, zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, dava dilekçesinde dayanak olarak gösterilen 03/02/2016, 17/02/216 tarihli belgeler ile davacının sonradan mahkemeye sunduğu ..., ..., ... ve ... nolu belgelerde müvekkilinin taraf olmadığını; bunların davacılar tarafından tek taraflı düzenlenen matbu sipariş formları olup, müvekkilini bağlamadığını; müvekkili ve davacılar arasında demir satımına ilişkin akdedilmiş geçerli sözleşmelerin ... nolu 18/02/2016 tarihli 6.810 ton miktarlı olan ve 2.713.284,92 USD bedelli sözleşme ile ... nolu 08/02/2016 tarihli 3.384 ton miktarlı olan ve 3.942.360,00 TL bedelli sözleşmeler olduğunu, nitekim USD bazlı sözleşmeye istinaden ... Bankası 407.000,00 USD ve 769.000,00 USD bedelli 2 ayrı teminat mektu...