İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalı şirketin toplam 4800 paya ayrılmış olan hisselerinin 1536 paya tekabül eden kısmı müvekkillerine ait olup %32 paya sahip azlık pay sahibi olduklarını, müvekkillerinin şirket içine sokulmadığını, talep ettikleri bilgi ve belgelerin kendilerine verilmediğini, şirketin yetkililerin şahsi menfaatleri doğrultusunda yönetildiğini, davalı şirketin 08/06/2017 tarihli genel kurulunda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrası yönündeki 7 nolu kararın iptalinin gerektiğini, zira TTK 436/2 m. uyarınca yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullandıklarını, ayrıca bilanço ve gelir tablolarının kabulüne ilişkin 4 nolu kararı, yönetim kurulu faaliyet raporunun kabulüne ilişkin 5 nolu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/375 Esas KARAR NO: 2022/570 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2017/632 Esas - 2019/204 Karar TARİH: 25/02/2019 DAVA: Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ: 06/04/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalı şirketin toplam 4800 paya ayrılmış olan hisselerinin 1536 paya tekabül eden kısmı müvekkillerine ait olup %32 paya sahip azlık pay sahibi olduklarını, müvekkillerinin şirket içine sokulmadığını, talep ettikleri bilgi ve belgelerin kendilerine verilmediğini, şirketin yetkililerin şahsi menfaatleri doğrultusunda yönetildiğini, davalı şirketin 08/06/2017 tarihli genel kurulunda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrası yönündeki 7 nolu kararın iptalinin gerektiğini, zira TTK 436/2 m. uyarınca yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullandıklarını, ayrıca bilanço ve gelir tablolarının kabulüne ilişkin 4 nolu kararı, yönetim kurulu faaliyet raporunun kabulüne ilişkin 5 nolu kararın ve 2016 yılı kârının dağıtılmamasına ilişkin 6 nolu kararın da yasa, esas sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin haksız yere kâr payından mahrum bırakıldığını ileri sürerek davalı şirketin 08/06/2017 tarihli genel kurulunda alınan 4,5,6 ve 7 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, söz konusu genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibralarının ayrı ayrı oylandığını ve yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını, bir yönetim kurulu üyesinin diğer yönetim kurulu üyesinin ibrasında oy kullanmasına ise yasa gereği engel durum bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/02/2019 tarih ve 2017/632 Esas 2019/204 Karar sayılı Kararı ile; Genel Kurul Toplantısında alınan 4,5 ve 6 numaralı karara ilişkin davacıların muhalefet şerhinin mevcut olmağı kanaatine varılmakla davacıların davasının reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.Kaldıki aksinin düşünülmesi halinde iptal talebi açısından kararın esası bakımından değerlendirilme yapılmıştır.Genel kurul toplantısının 5 numaralı maddesinde 2016 yılına ait yönetim kurulu faaliyeti raporunun, 4 numaralı maddesinde ise bilanço ve gelir tablosunun kabul edildiği,6 numaralı karar ile karın dağıtılmamasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, dava dilekçesinde hazırlanan faaliyet raporu ve bilanço kar ve gelir tablosu hesaplarının onaylanmasının ve kar payının dağıtılmamasının kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu iddia etmektedir. TTK md. 514-519 hükümleri ile Yönetim Kurulu'nun faaliyet raporunun ve fi...