Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dairemizce yapılan incelemeden anlaşıldığı üzere, dava konusu olayda; davacı, banka vasıtasıyla ödünç olarak davalıya verdiği paranın tahsili için başlatmış olduğu takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının, davacı şirketin işletme müdürü olarak çalıştığı dönemde, davalının yapmış olduğu ticari işler neticesinde elde edilen ve işletme müdürü davacı nezdinde bulunan şirkete ait paranın şirkete ödendiğini, dolayısıyla davacının ödünç verdiğine dair iddiasının asılsız olduğunu ileri sürmüştür. Bakırköy 5....
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ESAS NO: 2020/755 KARAR NO: 2020/713 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2017 NUMARASI: 2017/108 Esas, 2017/1123 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 03/06/2020 Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dairemizce yapılan incelemeden anlaşıldığı üzere, dava konusu olayda; davacı, banka vasıtasıyla ödünç olarak davalıya verdiği paranın tahsili için başlatmış olduğu takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının, davacı şirketin işletme müdürü olarak çalıştığı dönemde, davalının yapmış olduğu ticari işler neticesinde elde edilen ve işletme müdürü davacı nezdinde bulunan şirkete ait paranın şirkete ödendiğini, dolayısıyla davacının ödünç verdiğine dair iddiasının asılsız olduğunu ileri sürmüştür. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, davanın TTK. m. 4 kapsamında olmadığından, görev nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bakırköy Asliye 8. Hukuk Mahkemesi ise, uyuşmazlığın işçi işveren ilişkisinden doğduğunu belirterek, görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli Bakırköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ancak görev yönünden yapılan istinaf incelemesi neticesinde Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahk'nin görevli olduğu kararı verilmiş ve davaya konu uyuşmazlık Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek esastan karara bağlanmıştır. Davacı süresinde Asliye Hukuk Mahkemesi kararını istinaf etmiştir. Davacı iddiasına göre, taraflar arasındaki ilişki; Ödünç Para Verme İşleri Mevzuatı kapsamında sayılmayan, ancak Türk Borçlar Kanunu m.379 vd. düzenlenen adi ödünç sözleş mesidir. Bu nitelendirmeye göre, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Ancak davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı şirketin işletme müdürü olduğunu, şirket hesabına davacı tarafından yatırılan paranın da davalı şirketin ticari faaliyeti kapsamında elde ettiği para olduğunu ileri sürmüştür. Bu savunmaya göre ise davacının, davalı şirketin ticari temsilcisi, ticari vekili ya da diğer tacir yardımcısı statülerinden birine haiz olduğu söz konusudur. Ticari temsilci, ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları Türk Borçlar Kanunu m. 547-554 hükümlerinde ve havale TBK'nın 555-556. hükümlerinde düzenlenmiştir. Ticari davaların düzenlendiği Türk Ticaret Kanunu'nun m.4/1-c hükmünde, anılan Borçlar Kanunu hükümlerinden doğan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bu bağlamda davada; taraflar arasındaki ilişkinin ticari temsilci, ticari vekil ya da di...