DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26/02/2010 tarihli satın alma sözleşmesi, tedarik sözleşmesi ve lojistik hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine uymaktan kaçındığını, müvekkilinin sattığı faturalı malların bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının sözleşmedeki iade hükümlerine atıf yaparak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/07/2014 tarihli...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4624 Esas KARAR NO: 2020/983 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/03/2017 NUMARASI: 2014/37 2017/302 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26/02/2010 tarihli satın alma sözleşmesi, tedarik sözleşmesi ve lojistik hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine uymaktan kaçındığını, müvekkilinin sattığı faturalı malların bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının sözleşmedeki iade hükümlerine atıf yaparak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/07/2014 tarihli dilekçesiyle 4.212,35 TL üzerinden itirazın iptalini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeler gereğince davacıdan temin ettiği ürünleri hiçbir şarta bağlı olmaksızın iade hakkı bulunduğunu, davacının bunu bilmesine rağmen kötüniyetli takip başlattığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının, davalıdan 4.212,35 TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafın tanzim ettiği 4.415,25 TL'lik iade e-faturasının sözleşmeye ve teamüllere uygun olmadığı, her ne kadar sözleşmede davalı yana iade hakkı tanınmış ise de, takibe konu faturaların 2013 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin bulunduğu, davacının davalıya son satışının 28/07/2013 tarihli olduğu, davalının sözleşmelerde belirtilen süre ve usullere uygun şekilde iade faturası kesmediği, takip tarihinden ve son satıştan 10 ay sonra iade faturası düzenlediği, bu durumun sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının 5.152,40 TL'lik alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin asıl alacak 4.212,35 TL üzerinden devamına ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; müvekkilinin hiçbir şarta ve süreye bağlı olmaksızın ürünleri iade hakkı bulunduğunu, sözleşmenin 10.1, tedarik sözleşmesinin 11 ve lojistik hizmet sözleşmesinin 5.maddesi hükümlerinin gözardı edildiğini, müvekkilinin iade konusunda süre sınırlamasına tabi olmadığını, davacının iade alma sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, zira davacının malları iade almaktan imtina ettiğini, kötüniyetli olduğunu, sözleşme hükümlerinin yanlış yorumlandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince iade edilecek malları sözleşmede belirlenen usule uygun olarak kargo yo...