Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının 15/10/2015 tarihli hisse devri ve ortaklığın giderilmesi sözleşmesi ile .... Ltd. Şti.'nde bulunan hissesinin tamamını davalılardan ...'a devrettiğini, işbu sözleşmenin Diğer Koşullar başlıklı 2. maddesi hükmü ile bu maddede düzenlenen 1.000.000,00 USD tazminat/cezai şart hükmünün hukuka aykırı olup, hüküm ve belirlenen cezai şartın iptali için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dava konusu hükmün sözleşmede davacının tek taraflı taahhüdü olarak düzenlendiğini, davacı lehine bu kapsamda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/621 KARAR NO : 2018/1523 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2017/145 Esas - 2017/1343 Karar KARAR TARİHİ: 08/11/2017 DAVA : Tespit Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının 15/10/2015 tarihli hisse devri ve ortaklığın giderilmesi sözleşmesi ile .... Ltd. Şti.'nde bulunan hissesinin tamamını davalılardan ...'a devrettiğini, işbu sözleşmenin Diğer Koşullar başlıklı 2. maddesi hükmü ile bu maddede düzenlenen 1.000.000,00 USD tazminat/cezai şart hükmünün hukuka aykırı olup, hüküm ve belirlenen cezai şartın iptali için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dava konusu hükmün sözleşmede davacının tek taraflı taahhüdü olarak düzenlendiğini, davacı lehine bu kapsamda davalılar adına hiçbir yükümlülüğe yer verilmediğini, bu durumun dahi en temel hukuk kuralı TMK'nın 2. maddesinde dürüst davranma ilkesine aykırı olduğu gibi, TBK'nın 27. maddesi tahtında ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca davacı lehine orantısız olduğunu, davalılarca davacıdan alım yapılmamasına karşın, böyle bir yükümlülüğün tek taraflı olarak davacı lehine 15 yıl devam edeceğinin ön görülmesinin de hukuken mümkün olmadığını, bölge kısıtlamasının da açıkça orantısız ve hakkaniyete aykırı görüldüğünü, davalılarca diğer sözleşme hükümlerinin de ihlal edildiğini, ayrıca bu hususun da davalının konu sözleşme kapsamında davacıya karşı suiniyetli yaklaşımının ispatı olduğunu beyanla, sözleşmenin E-2 maddesi hükmünün sözleşme tarihinden itibaren geçersizliğinin tespiti ve bu maddede düzenlenen 1.000.000 USD tazminat/cezai şart hükmünün iptaline, bu talep uygun görülmezse cezai şart miktarının tenziline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle 1.000.000,00 USD cezai şart bedelinin iptali talep edildiğinden, bu miktar üzerinden harcın yatırılması gerektiğini, davacıya taraflar arasındaki ticaretin devam edeceğine ilişkin herhangi bir taahhüt verilmeidğini, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının attığı imzanın sonuçlarını bilmesi ve katlanması gerektiğini, davacının iddiasının aksine sözleşmenin ahlaka ve adaba aykırı herhangi bir yönü bulunmadığını, sözleşme hürriyetinin Anayasa ve yasalar ile güvence altına alındığını, tarafların da özgür iradeleri ile davaya konu sözleşmeyi tanzim ettiğini ve bir kısım yükümlülükler altına girdiğini, davacı tarafın sözleşmenin 10. maddesindeki kefalet kaldırma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olup bu durumun davanın ne derecede kötü niyetle...