DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tedbir talep eden dava dilekçesinde; karşı tarafa, daha önce teminat senedi olarak verilen senedin, karşı tarafça kopyasının oluşturulduğu, taraflar arasında borçların yapılandırılmasına ilişkin bir protokol düzenlendiği esnada, 350.000 TL nakit ödeme yapılmış olmasına rağmen daha önce verilen imzalı boş senet yerine kopya senedin gösterildiği ve el çabukluğu ile senedin hükmü kalmadığı da söylenerek yırtıldığı, sonrasında da orada duran bir çay bardağının içine atıldığı, bunun üzerine oradan ayrılırken senedin davacı ... tarafından alındığı, senet üzerindeki 31.01.2017 tarihi, 350.000 rakamı ve ''iptal'' yazısının davalı tarafından yazılmış olmasının bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/1017 KARAR NO: 2021/952 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/07/2021 NUMARASI: 2020/247 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tedbir talep eden dava dilekçesinde; karşı tarafa, daha önce teminat senedi olarak verilen senedin, karşı tarafça kopyasının oluşturulduğu, taraflar arasında borçların yapılandırılmasına ilişkin bir protokol düzenlendiği esnada, 350.000 TL nakit ödeme yapılmış olmasına rağmen daha önce verilen imzalı boş senet yerine kopya senedin gösterildiği ve el çabukluğu ile senedin hükmü kalmadığı da söylenerek yırtıldığı, sonrasında da orada duran bir çay bardağının içine atıldığı, bunun üzerine oradan ayrılırken senedin davacı ... tarafından alındığı, senet üzerindeki 31.01.2017 tarihi, 350.000 rakamı ve ''iptal'' yazısının davalı tarafından yazılmış olmasının bu durumu doğruladığını, kopya senet üzerindeki imzanın kendilerine ait olmadığını, bu hususta suç duyurusunda bulunduklarını beyan ederek tedbiren senedin protesto edilmesi, başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi, ayrıca icra takibine konu edilmesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ''Davacılar vekili tarafından sunulan uzman grafolog mütalaarı, savcılık dosyasından alınan kriminal raporu, dinlenen tanık beyanları itibariyle yaklaşık ispatın sağlandığı ve toplam borç miktarının da davacı tarafından 1.430.000 TL olarak bildirildiği gerekçesiyle bu bedelin % 20'si oranındaki 286.000 TL teminat (nakdi teminat veya kesin ve süresiz teminat mektubu) yatırıldığında dava konusu bononun 3. kişilere ciro edilmesinin ve takibe konu edilmesinin önlenilmesine'' karar verilmiştir. Tedbir talebinin kabulüne ilişkin karara itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde; Mahkeme tarafından verilen 13.04.2021 tarihli ara kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin delil sunulmasına hukuken zorlanamayacağını, davacının iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin iddia olunan senedi sunmadığından bahisle "bononun 3. kişilere ciro edilmesinin ve takibe konu edilmesinin önlenilmesine" yönelik verilen kararın hukuki bir dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin davacılardan şirket hisselerine ilişkin alacakları bulunduğunu, müvekkilinin anayasal haklarını ihlal eden bir karar oluşturulduğunu, taraflar arasındaki ibraname niteliğindeki sözleşmenin incelendiğinde "alınan paraların iadesi" konusunda ibralaşıldığını, başkaca borç ilişkilerinin mevcut olduğunu, Mahkemenin ise, davacının asılsız iddialarını kabul ederek 13.04.2021 tarihli hukuka aykırı kararı kurduğunu, kararın kurulamayacağına yönelik emsal kararları sunduklarını, Mahkemenin bu kararının kaldırılmasın...