Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında 23/05/2013 tarihinde 482.118,78 TL bedelli parke işçilik işlerinin yapımına ilişkin bir inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedilerek sözleşme konusu işin başka bir şirkete yaptırıldığını ve davacının bu nedenle zarara uğradığını belirterek, taraflar arasında imzalanan inşaat sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız feshi sebebi ile sözleşme bedelinin %15'i olan 72.317,817 TL'lik tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının özen ve sadakat...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/515 KARAR NO: 2020/352 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2017 NUMARASI: 2017/159 Esas, 2017/1058 Karar, DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 10/03/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında 23/05/2013 tarihinde 482.118,78 TL bedelli parke işçilik işlerinin yapımına ilişkin bir inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedilerek sözleşme konusu işin başka bir şirkete yaptırıldığını ve davacının bu nedenle zarara uğradığını belirterek, taraflar arasında imzalanan inşaat sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız feshi sebebi ile sözleşme bedelinin %15'i olan 72.317,817 TL'lik tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının özen ve sadakat yükümlülüğüne uygun davranmayarak söz konusu işi kararlaştırılan sürede bitirmediğini, sözleşmede taraflarca işverene bir ceza kararlaştırılmadığı ve davacının sözleşmede yer almayan taleplerde bulunduğunu, sözleşmenin bitim tarihinin 25.12.2013 olduğu gözetildiğinde davacının yaklaşık 4 yıl başka hiçbir iş almadığının kabulünün mümkün olmadığını, gerçekten de başka iş almayıp beklemiş ise davacının ciddi anlamda kusuru olduğunu, kimsenin kendi kusurundan hak sahibi olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, genel işlem koşulları ve dürüstlük kuralı bakımından iddiaların dinlenebilir olmadığı ve tacir konumunda bulunan davacının bu konumu ile de bağdaşmayacağı, davacı yanın geçen uzun zaman süreci boyunca, sözleşme ile üstlendiği edimleri ifa bakımından girişimde bulunduğu yönünde bir delil mevcut olmadığı, sözleşmenin feshi halinde sözleşme bedelinin ya da belli bir oranının cezai şart olarak taraflara ödeneceği hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ve davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin sözleşme konusu edimi gereği gibi veya süresi içerisinde ifa etmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu durumda davalı tarafın sözleşmedeki 3.27.2. maddesi uyarınca 7 gün süreli ihtarname yollaması gerektiğini, davalı tarafın 3 yıl sonra gönderdiği 24/10/2016 tarihli ihtarnamede de süre bildirmediğini, sözleşmeye göre davalının parkeleri yapılmak üzere teslim etmeyi taahhüt ettiği 44 adet villadan sadece 5 tanesinin teslim edildiğini, davalı tarafça sözleşmenin haksız feshedilerek davacının kasten zarara uğratıldığını, davacının işin kendisine teslimi için çok uzun süre beklediğini ve başka herhangi bir iş yapıp elde edebil...