DAVA : İtirazın İptali (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/03/2019 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında yapılan Acentelik Sözleşmesinin 17 inci maddesinde taraflar arasındaki hesap hareketlerinin cari hesap şeklinde takip edileceği kararlaştırıldığını, bu anlamda karşı tarafın, borcun mevcut olmadığına ilişkin beyanları ancak bu delillerle ispat edilebileceğini, mahkemeye delil olarak sundukları cari hesap cetvelinde davalının mutlak surette taraflarına borçlu olduğu görüleceğini, ayrıca davalı taraf borçlu olmadığını söyleyerek ilgili icra dairesini yanıltmış ve icra dairesinin yanlış karar tesis etmesine yol açtığını, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi uyarınca 10.02.2012 tarihinde acentelik ilişkisi başlamış olduğunu, acentenin satış hedeflerine ulaşılabilmesi için...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/543 KARAR NO : 2019/428 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2017 DOSYA NUMARASI : 2015/277 Esas - 2017/532 Karar DAVA : İtirazın İptali (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/03/2019 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında yapılan Acentelik Sözleşmesinin 17 inci maddesinde taraflar arasındaki hesap hareketlerinin cari hesap şeklinde takip edileceği kararlaştırıldığını, bu anlamda karşı tarafın, borcun mevcut olmadığına ilişkin beyanları ancak bu delillerle ispat edilebileceğini, mahkemeye delil olarak sundukları cari hesap cetvelinde davalının mutlak surette taraflarına borçlu olduğu görüleceğini, ayrıca davalı taraf borçlu olmadığını söyleyerek ilgili icra dairesini yanıltmış ve icra dairesinin yanlış karar tesis etmesine yol açtığını, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi uyarınca 10.02.2012 tarihinde acentelik ilişkisi başlamış olduğunu, acentenin satış hedeflerine ulaşılabilmesi için müvekkili şirket acenteye bir komisyon ödemesi yaptığını, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında bir cari hesap sözleşmesi de akdedildiğini, taraflar, acente üretim yaptıkça söz konusu komisyonun bakiyeden düşürüleceği şeklinde bir karar aldığını, sonuç olarak acente ilk ilişkisi komisyon ücretinin ödenmesiyle başlamış bulunmakta olduğunu, bahsi geçen hukuki ilişkinin geçer şartı olup, ancak aracı şirket üzerine düşen görevi yerine getiremeyerek, sözleşme ilişkisini başarısız bir şekilde yürüttüğünü, uygun illiyet bağı açısından da duruma bakıldığında aracılık faaliyeti ancak komisyonun ödenmesiyle birlikte başlayacağından, davalı tarafın gerçek anlamda kötüniyetli bir tavır takınarak ilgili borcu ödemekten imtina ettiği açık bir şekilde ortaya çıkacağını, cari hesap sözleşmesi incelendiğinde, gelenlerin gidenleri dahi karşılamadığı ve hatta aracı şirketin hesap cetvelindeki kayıtlarının kesinlikle komisyon ödemesini aşamadığının açık bir şekilde görüleceğini, müvekkili şirket yazılı ve sözlü uyarılarda bulunarak, davalı taraftan, ödeme talep etmesine rağmen davalı ödeme yapmadığını, bunun üzerine hakkında icra takibi başlattığını, davalının haksız yere yetkiye ve borca itirazda bulunduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takibe konusu olan alacağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmadilekçesinde özetle; " Davacı taraf müvekkiline yaptığı acentelik sözleşmesi ile prefinansman destek protokolü gereğince, alacak talep etmekte olduğunu, oysa davacı taraf müvekkilinin alacakları, yaptığı üretimler ve diğer hakkedişleri konusunda yazılı talepte bulunmasına rağmen, şimdiye kadar h...