Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin işin tamamı için verdiği çeklerin zamanında ödendiğini, ancak yapılan işlerden 16.000,00 TL tutarındaki işlerin standardına uymadığını, yapılan baskı işlerinde ayıplar bulunduğunu, dava konusu ürünlerin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından incelenerek 23/07/2014 tarihinde ihale şartnamesine uygun olmadığının bildirilmesi üzerine ürünlerin ayıplı olduğunun 23/07/2014 tarihinde telefonla ve 25/07/2014 tarihinde e-posta ile yapıldığını ileri sürerek, zararın tespiti ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı iddialarını...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/95 KARAR NO : 2019/535 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ 17/07/2017 NUMARASI : 2014/1413 Esas, 2017/668 Karar, DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ : 30/04/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin işin tamamı için verdiği çeklerin zamanında ödendiğini, ancak yapılan işlerden 16.000,00 TL tutarındaki işlerin standardına uymadığını, yapılan baskı işlerinde ayıplar bulunduğunu, dava konusu ürünlerin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından incelenerek 23/07/2014 tarihinde ihale şartnamesine uygun olmadığının bildirilmesi üzerine ürünlerin ayıplı olduğunun 23/07/2014 tarihinde telefonla ve 25/07/2014 tarihinde e-posta ile yapıldığını ileri sürerek, zararın tespiti ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı iddialarını kabul etmediklerini, 2 ve 8 günlük ayıp ihbarı sürelerine uyulmadığını, 6 aylık zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığını, ürünlerin 25/06/2014 tarihinde teslim edildiğini, ürünlerin davacı tarafça kontrol edilerek teslim alındığını, tüm ürünlerin ... kağıda basıldığını, davacının herhangi bir kusma veya kusur bildiriminde bulunmadığını, onay verilen numunelere göre üretim yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın ayıplı üretimden dolayı verilen zararın tazminine yönelik olduğu, bilirkişi raporunda ürünlerin açık ayıplı olduğunun belirtildiği, ayıp ihbarının derhal yapılması gerekmesine rağmen, süresinde bu ihbarın yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının İstanbul dışında olduğu bir tarihte ve bu durum komşularından dahi sorulmadan, kapıya tebilgatın muhtara yapıldığına dair bir bilgi evrakı yapıştırılmadan Tebligat Kanunu'na aykırı olarak muhtara tebliğ edildiğini, bu durumun ekli duruşma evraklarındaki duruşmalara girmesi için başkalarına yetki verilmesinden anlaşılacağını, muhtara yapılan usulsüz tebligattan ancak 26/09/2017 tarihinde İstanbul'a döndüğünde UYAP sistemine girdikten sonra haberdar olduğundan kararın tebliğ tarihinin 26/09/2017 olarak dikkate alınması gerektiğini belirtmiş, esasa ilişkin istinaf nedenlerini bildirerek, kararın usulsüz olarak tebliğ edilmesi nedeniyle 26/09/2017 tarihinin tebligata muttali olunduğu tarih olarak kabulüne, istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin 11/10/2017 tarihli ek kararı ile, gerekçeli karar evrakının davacı vekiline 11/09/2017 tarihinde, davalı vekiline 06/09/2017 tarihinde tebliğ...