İhtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara kararın davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: İhtiyati tedbir isteyen/davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı ....ltd. Şti.nin ortakları olduklarını, aynı zamanda şirket müdürü olarak münferit imza yetkilisi olan davalının bu yetkisini kötüye kullanmaya başladığını, alınan son inşaat projesinden bazı dairelerin diğer ortakların haberi olmaksızın gizliden satıldığının ve satışlardan alınan paraların şirket hesaplarına değil davalının şahsi hesabına aktarıldığının öğrenildiğini ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, bunun mümkün olmaması halinde şirkete bağımsız bir kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 06.02.2019 tarihli ıslah dilekçesinde ise, davalının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/700 KARAR NO : 2019/614 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2019 NUMARASI : 2017/1024 Esas DAVA : Ortaklıktan Çıkarma-Azil TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/04/2019 İhtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara kararın davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: İhtiyati tedbir isteyen/davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı ....ltd. Şti.nin ortakları olduklarını, aynı zamanda şirket müdürü olarak münferit imza yetkilisi olan davalının bu yetkisini kötüye kullanmaya başladığını, alınan son inşaat projesinden bazı dairelerin diğer ortakların haberi olmaksızın gizliden satıldığının ve satışlardan alınan paraların şirket hesaplarına değil davalının şahsi hesabına aktarıldığının öğrenildiğini ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, bunun mümkün olmaması halinde şirkete bağımsız bir kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 06.02.2019 tarihli ıslah dilekçesinde ise, davalının daire satışlarını ve fiyatlarını doğru bir şekilde muhasebeleştirmediğini ,yöneticilik görevini kötüye kullanarak hem şirketi hem de diğer ortaklara zarara uğrattığını, davalının şirket ortakları arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen sözleşme uyarınca şirkete hibe babında harcama yapması gerekirken yapmadığını, şirkete ait taşınmazların satışından elde edilen paraları şahsi hesaplarına aktardığını belirterek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, bunun mümkün olmaması halinde şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep ettiklerini, taleplerini bu şekilde ıslah ettiklerini bildirmiş, ayrıca dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbiren davalının yetkisinin sınırlandırılarak yerine diğer şirket ortaklarından birinin görevlendirilmesini veya şirkete yeniden kayyım atanmasını, yine şirketin malvarlığına ve şuanda inşaatı yapılan taşınmazlara 3.kişilere devrin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, TTKnun 640/3 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarma davasının ancak şirket tarafından açılabileceğini, dolayısıyla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının tüm iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.Davalı vekili, ıslaha karşı cevap dilekçesinde; şirketten yüksek tutarda alacaklı olan müvekkilinin şirketten para kaçırmasının söz konusu olmadığını, kaldı ki tüm kayıtların sunulduğunu, müvekkilinin şirketten alacaklı olduğunu davacının da imzası ile kabul ettiğini, zira inşaat projesinin büyük oranda müvekkilinin şahsi malvarlığından finanse edildiğini, davacının bir katkıda bulunmadığını, ayrıca şirketin davada taraf olmaması nedeniyle şirkete kayyım tayini ...