Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıların üretimi ve satışı olan olan Navara model aracı kullandığını, söz konusu aracın arızalanması üzerine yetkili servis olan davalı Otomotiv ile irtibata geçildiğini, servis tarafından araçta şanzıman arızası tespiti yapılarak tamirinin yapıldığını ancak tamirden sonra aracın hiç çalışmadığını bu sefer aynı servis tarafından aracın beyninde sorun olduğunun bildirildiğini ve yurt dışından parça getirildiğini ve aracın tamir edildiğinin söylendiğini ancak Yomra-Trabzon yolu üzerinde aracın yine arızalandığını, aracın halen yatar vaziyette olduğunu beyan ederek öncelikle ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesini, bu...
T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2020/539 KARAR NO : 2020/657 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2020 NUMARASI : 2018/634 - 2020/127 E.K. DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 21/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2020 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıların üretimi ve satışı olan olan Navara model aracı kullandığını, söz konusu aracın arızalanması üzerine yetkili servis olan davalı Otomotiv ile irtibata geçildiğini, servis tarafından araçta şanzıman arızası tespiti yapılarak tamirinin yapıldığını ancak tamirden sonra aracın hiç çalışmadığını bu sefer aynı servis tarafından aracın beyninde sorun olduğunun bildirildiğini ve yurt dışından parça getirildiğini ve aracın tamir edildiğinin söylendiğini ancak Yomra-Trabzon yolu üzerinde aracın yine arızalandığını, aracın halen yatar vaziyette olduğunu beyan ederek öncelikle ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesini, bu istemin mümkün olmaması halinde oluşan zararın belirsiz olması sebebiyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 100 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, aracın ayıplı olmadığını, davacıya karşı hiç bir yükümlülükleri bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "Dava konusu uyuşmazlığın; dava konusu araç üzerinde meydana gelen ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, dava, ticari satışta satıcının ayıplı mal satışından dolayı sorumluluğu hukuksal nedenine dayanmaktadır. Satıcının ayıplı maldan doğan sorumluluğunu düzenleyen TBK 231. Madde hükmü uyarınca; "satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar". Kanunda belirtilen 2 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olmasının yanında alıcın ayıp ihbarında bulunması bakımından da zamansal üst sınırı oluşturmaktadır. Yani alıcının 2 yıllık süre içerisinde açık veya gizli ayıbı ihbar edip, sahip olduğu seçimlik haklardan birini kullanması veya tazminat talebinde bulunması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda ise; söz konusu araç 2006 yılında satın alınmış olup 2 yıllık yasal garanti süresi ve dava için zamanaşım...