DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/06/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında elektrik abone sözleşmelerinin bulunduğunu, davalı kayıp kaçak, iletim, sayaç okuma bedelleri, TRT payı, perakende satış hizmeti vs bedeli olarak haksız tahsilatlar yapıldığını beyanla, bu tutarların tespit edilmesi ile haksız ve hukuka aykırı yapılan bu tahsilatlardan şimdilik 1.000,00 TL ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin EPDK mevzuatına uygun olduğunu belirterek, tahsilatlarda usulsuzlük olmadığından davanın reddini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/901 KARAR NO : 2018/798 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2017 NUMARASI : 2016/422 E - 2017/895K DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/06/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında elektrik abone sözleşmelerinin bulunduğunu, davalı kayıp kaçak, iletim, sayaç okuma bedelleri, TRT payı, perakende satış hizmeti vs bedeli olarak haksız tahsilatlar yapıldığını beyanla, bu tutarların tespit edilmesi ile haksız ve hukuka aykırı yapılan bu tahsilatlardan şimdilik 1.000,00 TL ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin EPDK mevzuatına uygun olduğunu belirterek, tahsilatlarda usulsuzlük olmadığından davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasaya getirilen yeni düzenlemeler gerekçe gösterilerek, "Davada karar veriilmesine yer olmadığına" ayrıca davacı lehine masraf ve vekalet ücretine karar verildiği görülmüştür. Mahkemenin kararına karşı davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gibi ayrıca bu davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davacı için masraf ve vekalet ücreti taktiri edilemeyeceği gibi davalı lehine lehine masraf ve vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalının davanın açılmasında kusru olmadığını, bu nedenle davalı aleyhine masraf ve vekalet ücreti taktirine ilişkin kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf başvuru sınırı HMKnun 341. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddede, istinaf başvuru sınırı karar tarihinde 3.110,00 TL olarak belirlenmiştir. Somut davada, davalılar açısından 1.000,00 TL'lik davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar tarihi itibariyle dava değerine göre davalılar açısından karar kesindir. Kesin olan kararların istinaf başvuruları hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı gözetilerek İstinaf Mahkemesince de istinaf başvurusunun reddine karar verilebilir. Bu nedenle, kesin olan karara karşı HMKnın 346. maddesi gereğince her iki davalının istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir. Buna göre, davalıların istinaf dilekçesinin, istinafa konu tutar ve dava değeri kesinlik sınırı altında kalmakla, HMK 341,346 ve 352/1-b maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmişt...