DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/01/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, kararında "konusuz kalan davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına" ilişkin olması nedeniyle öncelikli olarak HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu senedin alacaklının baroya kayıtlı Av. Olması sebebiyle müvekkili olan ... adlı İnşaat Firması sahibi ... tarafından müvekkili ile bu şahıs tarafından yapılan harici Daire satım sözleşmesine göre müvekkilinden alınan kalan bakiye borcu için verilen senet olduğunu, davalı avukatın ...ı'nın vekili olduğu için, müvekkilinin de ...'ya borcuna karşılık teslim ettiği...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2022/20 Esas KARAR NO: 2022/49 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI: 2021/117 2021/933 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/01/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, kararında "konusuz kalan davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına" ilişkin olması nedeniyle öncelikli olarak HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu senedin alacaklının baroya kayıtlı Av. Olması sebebiyle müvekkili olan ... adlı İnşaat Firması sahibi ... tarafından müvekkili ile bu şahıs tarafından yapılan harici Daire satım sözleşmesine göre müvekkilinden alınan kalan bakiye borcu için verilen senet olduğunu, davalı avukatın ...ı'nın vekili olduğu için, müvekkilinin de ...'ya borcuna karşılık teslim ettiği senedi ve diğer senetleri 28/09/2018 tarihinde teslim aldığını, bu teslim alınan senetler arasında dava konusu senedin de bulunduğunu, ancak davalının kendisine bedelsiz olarak teslim edilen bu senedin alacaklısı olmadığı halde lehtar hanesine kendi adını yazarak kötü niyetli tahsilat yapmak üzere icraya koyduğunu, öte yandan müvekkiline Daire satan ...'nın da kalan 90.000-TL alacağını da müvekkilinin de mükerrer olarak tahsil etmeye çalıştığını, ...'nın davalı hakkında vekillik görevini kötüye kullanmaktan ötürü suç duyurusunda bulunduğunu, davalının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, 10.0000-TL manevi tazminat ile %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğunu, davacının şahsi def'ilerinin müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davacının sunduğu belgelerin bedelsizlik iddiasının ispatlamaya yeterli olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; "Dosyaya sunulu belgeler ve taraf beyanlarından takip başladıktan ve fakat dava açıldıktan sonra davalının takipten vazgeçerek senedi davacıya iade ettiği anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak davacı tarafça davalı ile aralarında her hangi bir ticari ilişki olmamasına ve senedi ...'ya verdiklerini ve davalının ...'nın vekili sıfatı ile aldığı bu senedi kendisini lehtar olarak yazıp takibe koyduğunu beyan etmesi ve davalının da bu durumu doğrulaması karşısında davalının doğrudan lehtar olmadığı ve vekalet ilişkisi kapsamında elde ettiği senede ilişkin lehtar kısmına kendi adını yazarak takip başlatması kötü niyet olarak değerlendirilmiş ve da...