DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 07/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin taşeron olarak aldığı temizlik, ilaçlama ve dekorasyon işlemleri bulunduğu, davalının ise dava dışı ... Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu, müvekkili ile bu şirketin arasında 15/11/2010 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin imzası sırasında her işi müvekkilinin alacağı ve sözleşmeleri de müvekkilinin imzalayacağı gerçeği karşısında ileride iş yapılacak müşterilerden alınan ödemelerin adı geçen şirketle paylaşılmasının teminatı olmak üzere 200.000,00 TL bedelli senedin tanzim ve vade tarihi boş olarak verildiğini, adi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3866 Esas KARAR NO: 2020/294 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/03/2017 NUMARASI: 2016/536 2017/288 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 07/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin taşeron olarak aldığı temizlik, ilaçlama ve dekorasyon işlemleri bulunduğu, davalının ise dava dışı ... Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu, müvekkili ile bu şirketin arasında 15/11/2010 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin imzası sırasında her işi müvekkilinin alacağı ve sözleşmeleri de müvekkilinin imzalayacağı gerçeği karşısında ileride iş yapılacak müşterilerden alınan ödemelerin adı geçen şirketle paylaşılmasının teminatı olmak üzere 200.000,00 TL bedelli senedin tanzim ve vade tarihi boş olarak verildiğini, adi ortaklık ilişkisinin sonlandırıldığını, ancak teminat olarak verilen senedin adi ortaklık ilişkisinin tarafı olmayan davalı tarafından doğrudan icraya konulduğunu, böylelikle müvekkilinin alt ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerini davalıya karşı ileri sürebileceğini, davalının alacaklı olduğunu ispatla mükellef olduğunu belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığını, müvekkilinin tacir olmadığını, senedin dava dışı şirkete teminat olarak düzenlenmediğini, ortaklık sözleşmesinde bu konuda bir hüküm bulunmadığını, davacının borcuna karşılık bu senedi karşılıklı hesap edilmek suretiyle verdiğini, aradan 5 yıl geçtikten sonra dava açmasının doğru olmadığını, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının takip ve dava konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispat edemediği, senedin adi ortaklık ilişkisi nedeniyle verildiği iddiasının şahsi def'i olup alt ilişkinin tarafı olan şirket ortağına karşı ileri sürülemeyeceği, bir an için bu şahsi def'inin davalıya yöneltilebileceği kabul edilse dahi davacının senedin bedelsiz kaldığını ispat etmesi gerektiği, ancak bu hususun yazılı delille ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, mahkemece ayrıca 17/05/2017 tarihinde verilen ek kararla hükme eklenmek üzere davalı yararına 17.950,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı istinaf sebebi olarak; davalının cevap dilekçesinde dava konusu senedin davacı tarafından borcuna karşılık davalıya verildiği şeklinde beyanda bulunulduğu, bunun talil niteliğinde olduğunu, zira senet üzerinde nakde...