Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin tekstil boyama işi karşılığında davalıdan 323.810,40 TL alacağı bulunduğunu, davalının ödeme yapmadığı gibi, müvekkili nezdinde bulunan ürürleri de almadığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, boyahane açması nedeniyle davacıya boyanmak üzere teslim ettiği iki grup malın iadesini istemesine rağmen davacının malları iade...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/848 KARAR NO : 2019/1090 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2018 NUMARASI : 2017/1014 Esas, 2018/1165 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/09/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin tekstil boyama işi karşılığında davalıdan 323.810,40 TL alacağı bulunduğunu, davalının ödeme yapmadığı gibi, müvekkili nezdinde bulunan ürürleri de almadığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, boyahane açması nedeniyle davacıya boyanmak üzere teslim ettiği iki grup malın iadesini istemesine rağmen davacının malları iade etmediğini, davacının ihtar göndererek mallar üzerinde hapis hakkını kullandığını ve borç ödenmeden iade etmeyeceğini bildirdiğini, yapılan tespitte malların fabrika bahçesinde açık alanda istiflendiği ve ayıplı hale geldiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine 22/12/2017 tarihli fatura düzenlediklerini, bu nedenle müvekkilinin borçlu değil alacaklı hale geldiğini, davacının TMK'nın 950.maddesi uyarınca taşınır rehni çeşidi olan hapis hakkını kullandığı ve TMK'nın 953. Maddesine göre borç ödenmez ve yeterli güvence gösterilmez ise alacaklının borçluya daha önce bildirimde bulunması koşuluyla hapsettiği şeylerin teslime bağlı rehin hükümleri uyarınca paraya çevrilmesini isteyebileceğini, ancak davacının bu prosedüre uymadan ve borçluya uyarı göndermeden kullandığı hapis hakkından vazgeçmeden doğrudan genel haciz yoluyla takip başlattığını, İİK'nın 45. Maddesi gereğince önce rehine müracaat zarureti olduğunu, hapis hakkının koşullarının oluşmadan takip yapıldığını belirterek, TMK'nın 953/1 ve İİK'nın 23/2 atfıyla İİK 45. Maddesi uyarınca önce rehine müracaat gerekliliği yerine getirmeden girişilen genel haciz yoluyla takipte koşulları oluşmadan açılan davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, İİK'nın 23. Maddesine göre hapis hakkının kullanılmasının taşınır rehni kavramına girdiği, İİK'nın 45. Maddesine göre rehinle temin edilmiş bir alacağının borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yanlız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, dava konusu olayda davalının asıl borçlu olduğu, davacı tarafın usulüne uygun şekilde hapis hakkını kullandığı, İİK 23.maddesine göre taşınır rehnine dönüştüğü, bu nedenle İİK 45.maddesine istinaden alacaklının önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tak...