Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasındaki anlaşma nedeniyle müvekkiline ait taşınmazın tadilat ve onarım işlerinin davalılarca yapıldığını, ancak kullanımla ortaya çıkan gizli ayıplar bulunduğunu, yalıtım sorunları olduğunu, binanın temel dilatasyon aralığından su aldığından çökme tehlikesi olduğunu, çatı kaplaması ve kompozit cephe panellerinin imalatındaki hatalar nedeniyle su kaçakları bulunduğu, yağmur suyu sisteminin binaya hasar verdiği, teras ve dilatasyonlarda yalıtım sorunu olduğu, yağmur suyunun bina içine girdiği, projenin usulüne uygun olarak uygulanmadığından yağmur suyunun içeri girmesine engel...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/829 KARAR NO : 2019/1089 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2018 NUMARASI : 2018/271 Esas, 2018/981 Karar, DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 18/09/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasındaki anlaşma nedeniyle müvekkiline ait taşınmazın tadilat ve onarım işlerinin davalılarca yapıldığını, ancak kullanımla ortaya çıkan gizli ayıplar bulunduğunu, yalıtım sorunları olduğunu, binanın temel dilatasyon aralığından su aldığından çökme tehlikesi olduğunu, çatı kaplaması ve kompozit cephe panellerinin imalatındaki hatalar nedeniyle su kaçakları bulunduğu, yağmur suyu sisteminin binaya hasar verdiği, teras ve dilatasyonlarda yalıtım sorunu olduğu, yağmur suyunun bina içine girdiği, projenin usulüne uygun olarak uygulanmadığından yağmur suyunun içeri girmesine engel olunamadığının tespit edildiğini, bu durumun 06/02/2018 tarihli ihtarla bildirilmesine rağmen geri dönüş olmadığını belirterek, davalı yüklenicinin gizli ayıplı olarak inşa ettiği binada mevcut kullanılamama durumunun tespiti ile tadilat ve onarımı için neler yapılması gerektiğinin ve harcama miktarının belirlenmesi, şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, taraflar arasında daha önceden tahkim yargılaması yapıldığını ve 22/09/2016 tarihli hakem kararı bulunduğunu, yine taraflar arasında 12/10/2016 tarihli sulh protokolü imzalandığını, hakem kararının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1556 esası ile 9 klasör halinde mahkemeye teslim edildiğini, itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, kesinleşmiş hakem kararı olan bir konuda açılan davanın reddi gerektiğini, HMK'nın 413. Maddesine göre taraflardan birinin hakem itirazında bulunması halinde mahkemenin davayı usulden reddi gerektiğini, dava konusu hususların hakem tarafından çözümlenmesi gerektiğinden mahkemenin görevsiz olduğunu, tahkim yargılamasının 6 ay sürdüğünü, ayıp ve kusurların ayrıntılı tartışılıp buna ilişkin nefaset kesintisi yapıldığını, dava dilekçesinde iddia edilen hususların tamamı hakkında karar verildiğini ve bu konularla ilgili olarak sulh protokolüyle karşılıklı olarak ibralaşıldığını, bu nedenlerle derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, yapı kullanma izin belgesinin 05/05/2015 tarihinde alındığını, bu tarihten 3 yıl geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu işin müvekkillerinden ... tarafından yapıldığını, diğer müvekkilleri yönünden ise davanın tarafı ve muhatabı olmadıklarından husumet itiraz...