İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle kesilen 10/07/2013 gün ve ... numaralı faturanın ödenmediğini, bunun üzerine Bursa ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının önce cari hesap alacağına dayanak olarak Ankara ....İcra Dairesinde, daha sonra da İstanbul ....İcra Dairesinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/6288 Esas KARAR NO : 2020/1939 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/04/2017 NUMARASI : 2015/1279 E. - 2017/406 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle kesilen 10/07/2013 gün ve ... numaralı faturanın ödenmediğini, bunun üzerine Bursa ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının önce cari hesap alacağına dayanak olarak Ankara ....İcra Dairesinde, daha sonra da İstanbul ....İcra Dairesinde iki ayrı takip başlattığını, itiraz etmeleri üzerine takiplerin durduğunu, daha sonra Bursa ....İcra Dairesinde de takip açıldığını, bu takibin de itiraz ile durduğunu, davacının bu kez eldeki davaya konu takibi başlattığını, davacının sattığı malların garanti ve teknik servis hizmetlerini vermediğini, bu nedenle cari hesap yada fatura borçları bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, itirazın üzerinden bir buçuk yıl geçtiğinden davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davalı tarafın borca mahsuben verdiği bir takım bonoları Ankara ve İstanbul İcra Dairelerinde açılan takipler sebebiyle ödediğini bildirmiş olmakla, anılan dosya örnekleri DYS üzerinden iş bu dava dosyası arasına alındığı, yapılan incelemede davacı defterlerinde kayıtlı olmayan bir kısım bonoların icra takibi yoluyla tahsil edildiğinin anlaşıldığı, ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olmasına rağmen davacı tarafın fatura konusu malları teslim ettiğini gösteren herhangi bir belge sunmadığı, şeklen usulüne uygun tutulmuş gibi görünen davacı defterlerinin gerçeğe aykırı biçimde tanzim edildiği ortada olduğu, davacı tarafın iddia ettiği alacağın oldukça fevkinde bir miktara tekabül eden bonolar sebebiyle tahsilatlar yaptığı, ancak bunu kayıt ve defterlerine yansıtmadığı, tacirin borçlarının ve alacaklarının ticari olmasının asıl olduğu, yine tacirin alacak ve borçlarını tek düzen muhasebe usulüne göre deftelerine kaydetmesi gerektiği, ortaya çıkan durumun defterlerin hakikate aykırı biçimde tutulduğunu gösterdiği, davalı tarafın da defter ibrazından kaçınmış olmakla birlikte ispat külfeti üzerinde olmadığından ibrazdan kaçınması aleyhine değerlendirilmediği...