DAVANIN KONUSU: Kasko sigortası nedeniyle yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali KARAR TARİHİ: 28/05/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, imalat hatası nedeniyle zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, davalı vekili bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigorta hukukunun dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğini ve TTK 4. maddesi gereği bu yasadan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/477 KARAR NO: 2021/828 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/10/2020 NUMARASI: 2020/15 (E) 2020/708 (K) DAVANIN KONUSU: Kasko sigortası nedeniyle yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali KARAR TARİHİ: 28/05/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, imalat hatası nedeniyle zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, davalı vekili bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigorta hukukunun dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğini ve TTK 4. maddesi gereği bu yasadan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağını, somut uyuşmazlık açısından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olması sebebiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22/03/1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekmektedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar şeklinde açıklanmıştır. Aynı kanunun 3. maddesinde tüketici işlemi, Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevl...