Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında davalıyla giriştiği ticari ilişki neticesinde davalıdan alacaklı hale geldiğini, ancak davalının bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının işi süresinde tamamlamadığını, bir kısım işleri ayıplı ve eksik bıraktığını, bu nedenle asıl işveren tarafından kesinti ve ceazlar uygulandığın, davacının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1406 KARAR NO : 2021/118 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/03/2018 NUMARASI: 2015/1247 Esas, 2018/263 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/01/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında davalıyla giriştiği ticari ilişki neticesinde davalıdan alacaklı hale geldiğini, ancak davalının bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının işi süresinde tamamlamadığını, bir kısım işleri ayıplı ve eksik bıraktığını, bu nedenle asıl işveren tarafından kesinti ve ceazlar uygulandığın, davacının kesin kabule iştirak etmediğini, kendi belirlediği birim fiyatlarını müvekkiline gönderdiğini, davacıya gönderilen e-postalara rağmen geçici ve kesin kabul eksikliklerinin tamamlanmadığını, müvekkilinin yoğunluk yaşadığı bir dönemde davaya konu başka şubelerine ilişkin iki adet fatura ile başkaca bir işe ilişkin bir faturayı ticari defterlerine işlediğini, hesap mutabakatı için bir araya gelindiğinde davacının mükerrer ve fazladan fatura kestiğinin anlaşıldığın ve bunların davacıya iade edildiğini, davacının bir alacağının bulunmadığını, davacının sözleşmede belirlenen birimi fiyat ve metrajlar üzerinde bir hesaplama yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 123.646,17 TL alacaklı gözüktüğünü, ancak davacı defterinde olup davalı defterinde olmayan 2012 yılından devreden 28.000,00 TL'lik fazladan alacağın davacı tarafından kanıtlanamadığını, davalı defterinde kayıtlı olup davacı defterinde kayıtlı olmayan 7.000,00 TL'lik ödemenin davacı tarafından sunulan 29/01/2018 tarihli dilekçeyle kabul edildiğini, davalı defterlerinde 76.514,15 TL olarak kayıtlı bulunan faturanın davacı defterlerinde 74.179,05 TL olarak kayıtlı bulunduğundan bu şekilde dikkate alınması gerektiği, davalının defterinde mevcut olup davacı defterlerinde bulunmayan 82.987,81 TL'lik 3 adet iade faturasının, davacı tarafından düzenlenen hakediş faturalarının davalı defterlerine kaydedilmesinden 5 ay sonra düzenlendiğinden ve yapılan teknik incelemede davacı hakedişinden eksik ve kusurlara ilişkin olarak her iki şube işi bakımından toplam 5.916,23 TL (KDV dahil) kesintisi yapılabileceğinden yerinde olmadıkları, buna göre davacının bakiye alacak miktarının 82.729,85 TL olduğu, davacının daval...