İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2017 tarihli ve 2016/1129 E. 2017/1101 K. sayılı dosyasında verilen karar; davacı tarafça vaki istinaf talebi üzerine istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının ,şirket ortak ve yetkililerinin kimler olduğunun ,farklı ortak ve yetkili olup olmadığının, takibin ve davanın tüm ortaklar tarafından ikame edilmesi şartına uyulup uyulmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle firma yetkililerinin belirlenerek takibin ve davanın usule uygun açılmadığının tespiti halinde davanın usulden reddine ,esas açısından ise davacı tarafından basketbol eğitim ücreti verileceği konusunda taraflar arasında sözlü mutabakata varıldığını,davacının hizmet hususunda vaatte bulunduğunu, verilecek hizmet karşılığı avans...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/124 KARAR NO : 2020/260 KARAR TARİHİ: 09/11/2020 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2017 NUMARASI : 2016/1129 Esas 2017/1101 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2017 tarihli ve 2016/1129 E. 2017/1101 K. sayılı dosyasında verilen karar; davacı tarafça vaki istinaf talebi üzerine istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının ,şirket ortak ve yetkililerinin kimler olduğunun ,farklı ortak ve yetkili olup olmadığının, takibin ve davanın tüm ortaklar tarafından ikame edilmesi şartına uyulup uyulmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle firma yetkililerinin belirlenerek takibin ve davanın usule uygun açılmadığının tespiti halinde davanın usulden reddine ,esas açısından ise davacı tarafından basketbol eğitim ücreti verileceği konusunda taraflar arasında sözlü mutabakata varıldığını,davacının hizmet hususunda vaatte bulunduğunu, verilecek hizmet karşılığı avans fatura kesildiğini, alınacak hizmete mahsuben 5.000 Türk lirası ödendiğini, ancak davacının alınan ve İlerideki hizmet bedeline karşılık olarak kesilen faturanın taraflar arasında kararlaştırılan meblağdan daha yüksek meblağ içerdiğini, bu sebeple anlaşma miktarının üzerindeki kısım için iade faturası kesildiğini ve davacıya gönderildiğini davacının buna itiraz etmediğini ,İcra takibinde taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak talepte bulunulduğunu ,verilecek eğitim hizmetinin belirli bir süreye yayılacak bir hizmet olduğunu, tamamlanmayan bir işin karşılığının talep edilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, diğer tarafta taraflar arasında belirlenen Meblağ'dan daha yüksek meblağda talepte bulunduğunu ,takibin haksız olduğunu müvekkilinin alacaklıya takip miktarında yer aldığı üzere borcu bulunmamakta olduğunu, müvekkil ince itiraz yapılınca davacının açtığı davada ,icrada talep edilen miktarın sehven yazıldığı ve takipte ki kadar alacaklı olmadığının kabul edildiğini taraflar arasında alacağın varlığı ve miktarının ihtilaflı olduğunu ,açılan davanın reddine davacının alacağın yüzde 20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi kararında :Davacının iddia edilen eğitim bedelini faturalandırarak icra takibine koyduğunu,ancak aradaki sözleşmenin şifahi olduğundan;ücretin ne kadar olduğu, hangi periyotlarda ödeme yapılacağı, davacının anlaşma gereği böyle bir hizmet sunup sunmadığının ispat edilemediğini, davacının dava dilekçesinde hizmetin ifasına delil teşkil edebilecek hiçbir delil bildiremediğini, icra dosyası ,fatura ,bilirkişi incelemesi ve tarafların ticari kayıtlarının hizmetin ifasının ispatını sağlayamayacağını,...