Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında eczanenin devri konusunda anlaşmaya varıldığını, davalı tarafından düzenlenip davacıya verilen senetlerin ödenmediği gibi açılan menfi tespit davası içerisinde tedbir talep edildiğini, ödenmeyen alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibinin bu tedbir kararı nedeniyle durdurulduğunu ve alacaklarına ulaşamadıklarını, bu nedenle piyasaya olan borçlarını da ödeyemedikleri için zararları oluştuğunu, tedbir kararı daha sonra kaldırılmakla birlikte oluşan zararlarının haksız ihtiyati tedbirden kaynaklandığını belirterek şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ .... KARAR TARİHİ : 26/05/2021 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2019 NUMARASI :.... DAVANIN KONUSU : Tazminat Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında eczanenin devri konusunda anlaşmaya varıldığını, davalı tarafından düzenlenip davacıya verilen senetlerin ödenmediği gibi açılan menfi tespit davası içerisinde tedbir talep edildiğini, ödenmeyen alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibinin bu tedbir kararı nedeniyle durdurulduğunu ve alacaklarına ulaşamadıklarını, bu nedenle piyasaya olan borçlarını da ödeyemedikleri için zararları oluştuğunu, tedbir kararı daha sonra kaldırılmakla birlikte oluşan zararlarının haksız ihtiyati tedbirden kaynaklandığını belirterek şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra takibine konu edilen bonoların yasal unsurlarını taşımadıklarını, bu nedenle menfi tespit davası açıp tedbir talep ettiklerini, mahkemenin kabul etmesi üzerine teminat yatırarak tedbir kararını infaz ettiklerini, davacının zararının olup olmadığı, zarar var ise bunun tedbir kararından kaynaklandığının ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 113.736TL alacağı bulunduğunun kayıtlı olduğu ayrıca davacı birinci sınıf tacir olup şahıs işletmesi olması nedeni ile herhangi bir ortağı olmamasına rağmen işletmesinin gelirlerinden davacının 2.363.255,44TL işletmeye borçlu gösterildiği, bu miktarın işletme ile davacı birlikte düşünüldüğünde paranın davacı yanında olması gerektiği, tüm icra takipleri birlikte değerlendirildiğinde davacı 1.910.783,53TL borçlu olmakla birlikte gerek davacı üzerinde bulunduğu kabul edilmesi gereken 2.363.255,44TL ile birlikte işletmenin diğer varlıklarının toplamından oluşan 2.467.551,68TL davacı varlığı dikkate alındığında sadece tedbir konulan icra takip dosyasındaki 100.000TL'nin tahsil edilememiş olmasının davacının varlığını ileri sürdüğü zararının ortaya çıkmasına neden olamayacağı, davacı uhdesinde sayılması gereken miktar ile diğer varlıklar birlikte düşünüldüğünde oluşmuş ise davacı zararının ihtiyati tedbir kararından kaynaklandığı ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının talebi üzerin...