DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2020 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 11 adet faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, faturaların bir kısmının bedelinin banka havalesi yoluyla ödendiğini, bazı faturalara konu hizmeti almadıklarını, ayrıca elden ödeme de yaptıklarını belirterek davalıya borçlu olmadığını, yalnızca borcun 479,83 TL'lik kısmını kabul ettiğini beyan ederek davacının davalıya boçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturaların davacı tarafa tebliğ edildiğini ancak davacının faturalara itiraz etmediğini, ayrıca faturaların usülüne uygun olarak defterlere işlendiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I DOSYA NO: 2020/9 KARAR NO: 2020/10 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/06/2017 NUMARASI: 2015/444 E. 2017/594 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2020 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 11 adet faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, faturaların bir kısmının bedelinin banka havalesi yoluyla ödendiğini, bazı faturalara konu hizmeti almadıklarını, ayrıca elden ödeme de yaptıklarını belirterek davalıya borçlu olmadığını, yalnızca borcun 479,83 TL'lik kısmını kabul ettiğini beyan ederek davacının davalıya boçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturaların davacı tarafa tebliğ edildiğini ancak davacının faturalara itiraz etmediğini, ayrıca faturaların usülüne uygun olarak defterlere işlendiğini, icra takibinin usülüne uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılıp, ayrıca davacı tarafından davalıya teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edilmesinin ardından davanın reddine karar verildiği, bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporun doğrudan kopyalanmak suretiyle gerekçeli karar haline getirilmiş olduğu, anlaşılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödemeye ilişkin delillerin sebepsiz olarak mahkemece dikkate alınmadığını, 2 adet faturaya ilişkin herhangi bir hizmet alınmadığı gibi, faturaların tebliğ de edilmediğini, bilirkişi raporunda bu faturalara değinilmediğini, bilirkişi raporunda davacının borçlu olmadığı belirtilmesine rağmen rapora aykırı bir şekilde karar verildiğini, mahkemece yeminin hatalı yaptırılarak talep edilmeyen konuda karar verildiğini, icra takibinin usülsüz tebligatla kesinleştirildiğini, buna dayanarak hüküm kurulamayacağını, davalı tarafın davayı ispata yarar bir delil sunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Dava; faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibi kapsamında borçlu olunmadığının tespitine dair menfi tespit davasıdır. Davacı, davalının faturaya dayalı olarak başlatmış olduğu icra takibinin haksız olduğunu, davalıya ödemeler yapıldığını, 31.10.2014, 31.03.2015 ve 30.04.2015 tarihli faturaların kendisine tebliğ edilmediği gibi, bu faturalara ilişkin bir mal/hizmet verilmediğini iddia ederken, davalı, faturaların karşı tarafa tebliğ edildiğini, ticari defterlere de işlendiğini savunmuş, mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmış ve ayrıca icra takip dosyasındaki alacağın tamamını tahsil etmediğine yönelik...