Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı tasfiye halindeki şirketi temsilen tasfiye memuru ile feri müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin %50 hissesine sahip iki ortağından biri olduğunu, davalı şirketin diğer ortağının ise şirketi tek başına temsil yetkisine sahip olan ... olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 2010 yılının Temmuz ayında ortak olduğunu ve bu tarihten 06/03/2012 tarihine kadar şirket faaliyetlerini tek başına temsil yetkisine sahip olan ...'ın sürdürdüğünü, ...'ın yapmış olduğu usulsüz işlemler yönünden sorumluluktan kurtulmak amacı ile şirket...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/793 KARAR NO : 2018/1563 KARAR TARİHİ: 20/12/2018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2017 NUMARASI : 2017/957- 2017/1064 E.K DAVANIN KONUSU: TESPİT Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı tasfiye halindeki şirketi temsilen tasfiye memuru ile feri müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin %50 hissesine sahip iki ortağından biri olduğunu, davalı şirketin diğer ortağının ise şirketi tek başına temsil yetkisine sahip olan ... olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 2010 yılının Temmuz ayında ortak olduğunu ve bu tarihten 06/03/2012 tarihine kadar şirket faaliyetlerini tek başına temsil yetkisine sahip olan ...'ın sürdürdüğünü, ...'ın yapmış olduğu usulsüz işlemler yönünden sorumluluktan kurtulmak amacı ile şirket hissesini 05.03.2012 tarihinde müvekkilinin tanımadığı ve ortaklık hususunda muvafakatinin olmadığı davalı ... isimli sahsa devrettiğini ve devamında, 06.03.2012 tarihinde ... ve davalı ...'in bir araya gelerek, müvekkilin imzasını taklit etmek suretiyle, müvekkilin rızası hilafına, eski ortak ...'ın imzasının bulunmadığı, dava konusu 2012/1 nolu 06/03/2012 tarihli ortaklar kurulu kararının alındığını, bu kararın yok hükmünde olduğunu, dava konusu genel kurul kararında yasada aranan şartların mevcut olmadığını ileri sürerek 06/03/2012 tarihli 2012/1 nolu ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve 06/03/2012 tarihli 2012/1 nolu ortaklar kurulu kararının ticaret sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .., ...'ın kendisini işe alma ve sigorta yapma vaadiyle kandırdığını, bu şirketi alırsan sana para vereceğim diyerek 400 TL karşılığında şirket hissesini kendisine devrettiğini, sonrasında kendisini işe almadığını, diğer ortağı hiç tanımadığını, ayrıca diğer ortak yerine imzayı kendisinin değil ...'ın attığını, ...'ın kendisine karar almamız gerekiyor diye bir yazı hazırladığını ve kendisinin de bu kağıda imza attığını, diğer ortak ...'ın imza atması gereken yere ise ...'ın diğer ortağın imzasını benzeterek attığını, kendisinin olaylarla hiç bir alakasının olmadığını, parası ve işi olmadığı için ... tarafından kandırıldığını, kimsenin imzasını taklit etmediğini, kendisine devredilen firmanın üzerinden kaldırılmasını ve davanın geri çekilmesini istemiş, yargılamada da aynı beyanlarını tekrar etmiştir. Feri müdahil ... vekili, hisse devrinin usul ve yasaya uygun olduğunu, evrak aslı olmadan imza incelemesi yapılamayacağını, şirket işlerini davacının eşinin yürüttüğünü, dolayısıyla imzanın davacının eşinin...