Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacılar vekili, taraflar arasında 12/04/2010 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalının müvekkillerine ödemeyi taahhüt ettiği taksitlerden 30.10.2015 tarihli taksitin bir kısmını ödediğini, kalan taksitleri ödemediğini, alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların kar ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/491 KARAR NO : 2018/1271 KARAR TARİHİ: 08/11/2018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2017 NUMARASI : 2016/129- 2017/544 E.K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacılar vekili, taraflar arasında 12/04/2010 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalının müvekkillerine ödemeyi taahhüt ettiği taksitlerden 30.10.2015 tarihli taksitin bir kısmını ödediğini, kalan taksitleri ödemediğini, alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların kar ve zarara katılım akdine dayalı hesap açtırdığını, esasen sözleşmenin borcun nakli olduğunu, temlikten sözedilemeyeceğini, dolayısıyla takip tarihi itibariyle müvekkili şirketten kesinleşmiş, muaccel ve likit bir alacağı bulunmadığını, ... Finans şirketin tasfiye halinde bulunduğunu, tasfiye sonucunda alacağın tespit edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, taraflar arasındaki 12.04.2010 tarihli sözleşmeyle davacıların dava dışı ... Kurumu A.Ş. nezdinde mevcut alacaklarını davalıya 12.233,00 USD mukabilinde sattığı, sözleşmede davalının satın aldığı alacağın bedelini ödemesine ilişkin takvim mevcut olup, ödemelerin dava dışı finans kurumunun tasfiyesi sonrası yapılacağına ilişkin hüküm bulunmadığından (Yargıtay 19.HD nin E.2016/4537 K:2016/7507 sayılı ilamı) davacının ödenmeyen alacağının miktarının tespit edildiği, takipten sonra dava açılmadan önce ödenen tutarın TBK 100 .maddesi uyarınca öncelikle faize mahsup edildiği, buna göre, asıl alacağın 2.973USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe vaki itirazının 2.973,08 USD asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; alacağın muaccel olmadığını, sözleşme başlığında alacağın temliki denilse de borcun naklini...