Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen 2012-2013 dönemine ait elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü 14.075,69 TL'nin KDV ve faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/2823 KARAR NO : 2018/1706 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2017 NUMARASI : 2017/467 E- 2017/1062K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 29/11/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen 2012-2013 dönemine ait elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü 14.075,69 TL'nin KDV ve faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir. Davacı tarafça ,6719 Sayılı Kanunun yürürlüğü ile bu bedellerin konusuz kaldığı, ancak davanın açıldığı tarihte haklı olduklarının Yargıtay kararları ve mevzuata göre sabit olduğu, o nedenle "konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekirken red kararı verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, ayrıca dava başında haklıyken bu yasayla haksız duruma düşüldüğü için lehe vekalet ücreti ve yargılama takdiri yapılmak üzere kararın kaldırılması istenmiştir. Davalı tarafça istinaf sebepleri olarak, red kararı verilmesine rağmen lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmemesinin hatalı olduğu, ayrıca 6719 sayılı kanun yürürlüğünden önceki davacının hukuki durumu ile ilgili mahkeme yorumunun hatalı olduğu, zira EPK ve kurul kararları gereği bu bedellerin zorunlu alındığı, esasen sözleşmede de bu bedellerin alınacağının açıkça yazılı olduğu ileri sürülerek, bu gerekçelerle lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmesi için kararın kaldırılması istenmiştir. Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir. HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. ma...